“BÜYÜK TAARRUZ,  BÜYÜK ZAFER”
Aytekin Ertuğrul

“BÜYÜK TAARRUZ, BÜYÜK ZAFER”

“BÜYÜK TAARRUZ,  BÜYÜK ZAFER”

Büyük Taarruzun başladığı 25/26 Ağustos 1922 gecesi; Yunan Ordusunun Başkomutanı General Hacı Anesti İzmir’de keyif çatarken ve de, cephedeki komutanları Afyon Belediye Binası’nda düzenledikleri baloda eğlenirken; Kocatepe’deki Gazi Mareşal M. Kemal Paşa ve O’nun komutasındaki, Kahraman Ordumuz taarruza geçmek için fecir vaktini bekliyordu. 26 Ağustos Cumartesi sabahı, Saat: 04.30’da açılan yoğun bir topçu ateşinin ardından başlatılan hücumla, Yunan Ordusunun berkitilmiş (tahkimli) mevzileri bir hamlede ele geçirildi. Oysa, Yunan’a her türlü desteği sağlayan İngilizler; “bu mevzilerin altı ayda aşılamayacağını” iddia etmişlerdi…27 Ağustos günü Afyon şehri işgalden kurtarıldı.

 

Baskına uğrayan düşman, 27/28 Ağustos gecesi (İzmir’e doğru) batı istikametinde, geri çekilmek istedi. Fakat, Fahrettin (ALTAY) Paşa komutasındaki 5.Süvari Kolordusu düşmanın çekilme yollarını kestiğinden, batıya doğru çekilemeyen Yunan kuvvetleri kuzeye  sürüklendi ve Murat Dağı’nın doğusunda kuşatılıp çembere alındı. Burada, “30 Ağustos” günü cereyan eden “Dumlupınar Meydan Muharebesi”nde büyük kuvvetlerini kaybeden düşman, bozguna uğrayarak kaçmaya başladı. Ebedi Başkomutanımız ATATÜRK, bu muharebeyi (şimdiki adı Zafer Tepe olan) 1181 Rakımlı Tepe’den bizzat yönettiği için, Cephe Komutanı İsmet Paşa’nın önerisiyle, ”30 Ağustos-Başkomutan Meydan Muharebesi” adı verilmiştir.

 

Çemberden kurtulup, kaçmaya çalışan General Trikupis ve Yunan Ordusunun diğer komutanları 2 Eylül günü, Uşak civarında esir alındılar. 5’inci Kolordu’muzun kahraman süvarileri düşmanın tüm haberleşme imkanlarını ve demiryolu ulaşımını felce uğratmıştı. Bu nedenle, Kolordu Komutanı General Trikupis; Savaşı İzmir’den yöneten General Hacı Anesti’nin görevden alınarak, kendisinin Başkomutanlığa atandığınıesir düştüğü birliğin komutanından öğrenebildi... Başkomutan Gazi M. Kemal Paşa, yanında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa olduğu halde, 3 Eylül günü Uşak’ta idi. Esir alınan Yunan Ordusunun Başkomutanı General Trikupis ve 2.Kolordu komutanı General Diyenis (Ordu Komutanı Nurettin Paşa ve 4. Kolordu Komutanı Kemalettin Sami Paşa’nın gözetiminde) Gazi Paşa’nın huzuruna getirildiler.

 

ATATÜRK esirlere yer göstererek kahve ısmarladı ve ardından, düşman cephesinde yaşananları öğrenmek için, onları sorgulamaya başladı. General Trikupis: “Büyük Taarruzun başladığı gece,  her şeyden habersiz olarak Afyon’daki bir baloda eğlendiklerini; bir ucu Kütahya’da, diğer ucu Afyon’da olan Türk Taarruzunun baskın tarzında başlayarak Yunan mevzilerini ezip geçtiğini; şiddetli bir sele kapılmışçasına Murat Dağı’nın eteklerine doğru sürüklendiklerini ve de Kızıltaş Deresi vadisinde kapana kıstırıldıklarını” büyük bir üzüntüyle anlattı.

   Sonrasını bizzat General Trikupis’ten dinleyelim:

“Durumu anlamaya, telgraf hatlarımızı kullanmaya ve İzmir’deki Başkomutanlık Karargahı ile bağlantı kurmaya dahi hiç vakit bulamadık. (30 Ağustos gününe kadar) Toplarımızı az çok kullanarak, geri çekiliyorduk. Fakat, sırtımızı o yamaca (Kızıltaş Deresi yamaçlarına) dayadıktan sonra, kıpırdamaya bile mecalimiz kalmadı... Öğleden sonra, topçumuzu da kullanamaz duruma düştük. Ancak tüfeklerimizi kullanabiliyorduk. Bir an geldi ki, tüfeklerimizi de ateşleyemeyecek şekilde, bir darlığa sıkıştırıldık... İşte o zaman, (sizin) süngüleriniz parıldamaya başladı. Arkamız, önümüz, her yanımız süngü... Artık, sonumuz gelmişti. Atımı bile bulamadan, ormanların içinde, yollara düştüm.”

 

Esir Yunan Generali, bozgunu böylece anlattıktan sonra, Gazi’ye sorar:“Peki, Siz bu savaşı nereden yönetiyordunuz?” ATATÜRK yanıt verir: “İşte, tam o süngülerin parıldadığı yerden” Trikupis şaşırır… Müthiş bir heyecana kapılarak, saygıyla doğrulur ve “savaş böyle kazanılır... değilse, yüzlerce kilometre uzaktan, harita üzerinde pergelle ölçüp biçerek savaş yönetilmez” der... General Trikupis (1868-1959) ülkesine döndükten sonra, hiçbir zorunluluk olmaksızın; her 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında Atina’daki Büyükelçiliğimize gelerek, ATATÜRK’ün resmi önünde saygı duruşunda bulunmuştur… Savaştığı düşmanların bile, sevgi ve saygısını kazanan ATATÜRK’e dil uzatmaya çalışan zavallıları, Yüce Allah ıslah etsin.

ŞAHAP OSMAN ARAS, Tarihçi Yazar (İZMİR-2017)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Toplu taşımada yolcu sınırlaması kaldırıldı
Toplu taşımada yolcu sınırlaması kaldırıldı
İki kurala uyulmazsa vakalar artar
İki kurala uyulmazsa vakalar artar