Advert
Verirler Vali bey verirler
Sedat Balta

Verirler Vali bey verirler

Bu içerik 2037 kez okundu.
Reklam

VERİRLER VALİ BEY VERİRLER
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu'nun basın onuruna verdiği kahvaltıda yaptığı konuşma güne damgasını vurdu. O kahvaltıda Sakarya basını en geniş katılımla temsil edildi. Bunda Sakarya Valiliği Basın Halkla İlişkiler Müdürü Hüseyin Bahar'ın gazetecilerle kurduğu samimi ilişkilerin rolü büyüktür. İkinci neden de ilin en büyük otoritesi konumunda olması, yasalarımıza göre hem hükümetin hem de devletin temsilcisi olma rolüdür. 
Sakarya'daki gazeteci örgütlerininin bölünmüşlüğünden dolayı RADET toplantılarında dahi bu katılım sağlanamamıştı. Bir gazeteci örgütünün başkanının konuk olduğu gün diğer örgüte yakın olanlar katılmamamış, tam bir birliktelik sağlanamamıştı. 
Bu geniş katılıma devlete bağlılığın yüksek olduğu bir kültür ikliminde yetişmelerini de yabana atmamak gerekir.  
Vali Balkanlığoğlu gazetecilerle yaptığı söyleşide meslek hayatından örnekler vererek çeşitli kez dolandırıldığını yaşadığı olaylardan yola çıkarak örnekleriyle anlattı. 
Otoritelerin adını vererek halkın dolandırılmasıyla ilgili en son olaylardan biri, Pamukova Cihadiye, Fevziye, Karapınar köylerine kiralık lüks araçlarla gelip köylüleri 'Bakan' geliyor, mevlid için hayvan keseceğiz deyip çok sayıda koyunu alıp giden dolandırıcılık olayında yaşadık. 
Korku kültürünün egemen olduğu ülkemizde yetişen insanlarımızın, vali, savcı, polis gibi otoriteyi temsil edenlerden gelen taleplere hayır diyebilmeleri zor görünüyor. 
Çözüm genç kuşakların korku kültürü yerine sevgi kültürü ile yetiştirilmeleriyle sağlanabilir. Ailede baba otoritesi, okulda öğretmen, müdür otoritesi, işyerinde hiyerarşinin üstündekilerden gelen baskılar oldukça bu tür dolandırıcılıklar yaşanmaya devam edecektir. 
 "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" sözü ne yazık ki bir çok kapıyı açan etkili bir anahtardır.
Özetle makam kaynaklı, politik veya mafyatik olması fark etmez gücün yerini likakatın, hukukun ve haklılığın alamaması kültürel kaynaklıdır. 
 Nüfuz pazarlamasının tavan yaptığı ülkemizde sayın vali adına para istendiğinde halkımız o parayı vermeye devam edecektir.
++++++++++
ÖKÜZ ALTINDA BUZAĞI ARAMAK
CHP  İl Kongresi'nde 3 liste demokratik bir ortamda yarışmış, taraflar kendilerini ifade etmişlerdi. Sonuç açıklandıktan sonra en çok oyu alan Erdoğan Isır İl Başkanı olmuş, diğer adaylar Ayça Taşkent ve Özgür Arık'la birlikte parti içi birlik beraberlik mesajları verilmişti. 
Hukuk ve demokrasinin işler olduğu ülkelerde gayet normal bu durum parti içi demokrasinin olmadığı partilerin seçmenleri tarafından gıpta ile izlenmişti. 
O kongreden hafızalarda kalan temel söz, "Kontenjansız parti içi ön seçim istiyoruz" demokratik talebinin üç aday tarafından da desteklenmesiydi. Darısı diğer partilerimizin başına. 
Erdoğan Isır, Ayça Taşkent ve Özgür Arık bu tutumlarını kongreden sonra da gösterdiler. Karşılıklı ziyaretler yapıldı, birlik görüntüsü devam etti.  CHP'deki bu birliktelik bazı kesimleri rahatsız etmiş olmalı ki öküzün altında buzağı aranmaya başlandı. 
Erdoğan Isır başkanlığındaki CHP heyetinin Ankara'daki ziyaretleriyle ilgili basına iletilen haber bülteninde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yer verilip, Engin Özkoç'un sansür edildiği iddiaları haberleştirildi. 
Konuyu CHP Basından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Hikmet Metin Çavdar'a sordum. Çavdar'ın yanıtı şöyle: "O gece İl Başkanımız ve heyetimizin Genel Başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve Tekin Bingöl'ü ziyaretini basına servis ettim.  Grup Başkan Vekili ve  Milletvekilimiz Engin Özkoç'a yapılan ziyareti ise geniş yer tuttuğu için satır arasında kalmaması niyetiyle  ayrı bir haber olarak vermeyi tercih ettim. Bunun sorumluluğu benimdir. Sayın Engin Özkoç'u ziyaretin ayrı bir haber yapılmasının bir nedeni de Sakarya ekibine gösterdiği özel ilgiden dolayıdır. Yoksa Engin Özkoç'u dışlamak asla söz konusu değildir. Bu iddiaların yer aldığı yayın organına da hem tekzip gönderdim hem de internet haberinin altına yorum yaptım."
MUHALEFETE MUHALEFET ETMEK
Burada aklımıza Nasrettin Hoca’nın bilinen hikâyesi geliyor. Hoca bir gün evinin anahtarını kaybeder kapısının önündeki küçük bahçede anahtarını ararken yoldan geçen arkadaşları da ona yardımcı olmak üzere anahtarı arama sürecine katılırlar. Saatler geçer ama anahtarı bulamazlar. Arkadaşlarından biri Hocaya sorar: “Hocam anahtarı bahçede kaybettiğinize emin misin?” Hoca cevap verir: “”Hayır, bodrumda kaybettim.” Arkadaşı: “Peki o zaman niye orada aramıyoruz?” Hocanın sesi titrek, yanıtı üzücüdür: “Çünkü orada bulmak imkânsız!”
Sakarya Büyükşehir Belediyesi'ne, iktidar partisine kısaca otoritelere karşı kalem oynatmakta zorlanan bazı arkadaşlarımız ister istemez anahtarı bodrum yerine bahçede arıyorlar. Nasıl olsa muhalefete muhalefet etmek daha kolay.
VERİLEN SÖZLERİN TAKİPÇİSİ OLMAK
Söylediklerimizden basının görevinin yalnızca yerel iktidarı ve iktidar partisini eleştirmek anlamı çıkarılmamalı basın olarak yeri geldiğinde muhalefeti de eleştirebiliriz. Ancak öküz altında buzağı arayarak değil. 
Bu bağlamda CHP İl Başkanı Erdoğan Isır'ın kongrede verdiği 6 sözün takipçisi olacağız. En çok da parti içi seçimlerin kontenjansız ön seçimle yapılmasına öncelik verilmesi sözü. 
iletişim bilgilerim: sedatbalta@hotmail.com - watshap hattı 0543 875 75 84 - twitter.com/sedatbalta1 - www.facebook.com/sedat.balta.12 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X