Advert
Advert

bedava bahis bahis siteleri çanakkale evde masaj çorum evde masaj osmaniye evde masaj ısparta evde masaj yozgat evde masaj edirne evde masaj amasya evde masaj kırklareli evde masaj yalova evde masaj elazığ evde masaj

Advert
Bu da mı gol değil SATSO(!)
Sedat Balta

Bu da mı gol değil SATSO(!)

Bu içerik 1758 kez okundu.
Reklam

BU DA MI GOL DEĞİL SATSO(!)
Kaynarca'da ısrarla verimli tarım alanlarında, 700 Yıldır tarım yapılan ata mirası topraklarımızda Makineciler İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmak isteniyor.
BİLİRKİŞİ RAPORU KÖYLÜYÜ HAKLI BULDU
Kaynarca Güven Köylüleri  4 yıldır sürdürdükleri hukuk mücadelesinin sonuna geldiler.  Sakarya 2. İdare Mahkemesi'ne "düzmece ve gerçekleri yansıtmadığını" iddiasıyla açtıkları ÇED'in iptali davasında bilirkişi heyeti iki kez değişmiş, mahkemeye 3  bilirkişi raporu sunulmuştu. 
Konularında uzman 2'si profesör doktor, 3'ü doçent doktor düzeyindeki bilim insanları OSB kurulmak istenen sahada  mahkemenin talebiyle 4'üncü kez daha ayrıntılı, kılı kırk yaran bilimsel inceleme ve gözlem yapmış ve oybirliği ile köylümüzün haklılığında ısrar etmiştir. 
Bilim insanlarından oluşan bilirkişi heyetinin 27 Aralık 2017 tarihinde sunduğu raporla sanayi kurulmak istenen topraklarımızın birinci sınıf olduğunu, insanlarımızın birinci sınıf olduğu, doğamızın, derelerimizin, Acarlar Longozumuzun birinci sınıf olduğu bir kez daha belgeledi. 
Kaynarca Makineciler OSB kurulmak istenen bölgenin yer seçiminin, jeoloji mühendisliği, çevre mühendisliği, orman mühendisliği, şehir ve bölge plancılığı, ziraat mühendisliği bakımından yapılan bilimsel değerlendirmelerle yanlış olduğu, üstelik oy birliği ile 4'üncü kez belgelenmiştir. 
Köylüler şimdi bilimin haklı bulduğu taleplerinin, hukuk tarafından da haklı bulunmasını talep ediyorlar. 
ÇED RAPORUNUN ÖZETİ
 Bilim insanlarından oluşan bilirkişi heyetinin Sakarya 2. İdare Mahkemesi'ne sundukları bilirkişi raporunda ÇED raporundaki gerçek dışı, gerçeği yansıtmayan ifadeler hakkında yer alan ifadelerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bilirkişi raporunun giriş bölümünde jeoloji ve çevre mühendisliği bakımından Kaynarca meteorolojik verileri yerine Sakarya verilerinin kullanıldığı, yüzey suları bakımından yeterli incelemenin yapılmadığı, orman mühendisliği bakımından orman örtüsü ve habitatın, flora ve fauna açısından yeterli inceleme yapılmadığı, ziraat mühendisliği bakımından ise tarım ve hayvancılık açısından yeterli incelemenin yapılmadığı,OSB kurulmasıyla tarımsal arazi ve üretim miktarının azalacağı, yöre insanının bundan olumsuz etkileneceği, tam bir korumanın sağlanamayacağı, çevredeki tarım arazilerinin olumsuz etkileneceği hususları açık ve net olarak görüldüğü, ÇED raporuna göre alınacak önlemlerin insan sağlığı, çevrenin korunması ve tarım açısından yeterli olmadığı vurgulanıyor.
JEOLOJİK MÜHENDİSLİĞİ VE ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
OSB sahasının yüzey sularının derelerle yalnız ülkemizin değil dünyanın sayılı doğal değerlerinden biri olan Acarlar Longozu'nu olumsuz etkileyeceği, "Kirli suları önlemek son derece güçtür, bu kirli sular derelerle longoze ulaşır ve dere kirlenir" ifadesiyle net şekilde bildiriliyor.  
ÇED raporunda iddia edilen kuru dereler ifadesinin yanlış olduğu da yapılan incelemede görüldüğü açıklıkla açıklanıyor.
ORMAN MÜHENDİSLİĞİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
"ÇED raporunun hazırlanmasında yaban hayatı, orman etkileşiminin minimum seviyede haberdar olan uzman bir biyolog veya orman mühendisi olsaydı parçalara ayrılan habitatların yani yaşam alanları konusunda çözüm üretileceği görülürdü" denilerek ÇED raporundaki eksiklikler gözler önüne serilmiş.
OSB sahasının 200 metre Kuzeyinden geçen ve kuru dere olarak tespit edilen Ana Dere'nin ya da yörede bilinen adıyla İskenderli Deresi'nin yapılan tespitte kuru dere olmayıp yaz kış akan dere olduğu görülmüştür denilmekte.
Ana Dere ve İskenderli Köprüsü'nden sonra Longoz Ormanı'na kadar uzanan havza bir bütün olarak değerlendirildiğinde Acarlar Longozunun ve havza ekosisteminin geri dönülemeyecek şekilde olumsuz etkileneceği açıklıkla belirtilmiş.
Ayrıca havzanın flora ve fauna yani hayvan ve bitki çeşitliliği açısından bu konuların uzmanlarınca incelenmeden ÇED hazırlandığı anlaşılmış.
ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİ BAKIMINDAN
OSB kurulmasıyla tarımsal arazi miktarında azalmayla beraber, üretim miktarında da azalmaların olacağı ve yöre insanının bundan olumsuz etkileneceği bildiriliyor. 
OSB sahasında ayçiçeği, buğday, mısır gibi tarla tarımımın yapılmasından dolayı mutlak tarım arazisi, fındık bahçelerinden dolayı dikili tarım arazisi kategorisindedir. Oysa ÇED raporunda marjinal tarım arazisi sınıfında yer aldığı belirtilmekte. 
Mevcut tecrübeler dikkate alındığında tam bir korumanın sağlanmasının zor olduğu dolayısıyla OSB alanı çevredeki tarım arazisinin de olumsuz etkileneceği saptanmış. 
Böylesine büyük bir alanda, 3 bin 150 dönümde OSB'nin kurulmasıyla yörenin tarımsal ekolojisi kaçınılmaz olarak olumsuz etkilenecektir. Bu etki kısa, orta ve uzun vadede çevre tarım arazilerine olumsuz etki yapacaktır ifadesiyle tehlikeye dikkat çekilmiş. 
Ayrıca daha OSB yapım sürecinde dahi saha dışındaki çevrede bitkilerin, dolayısıyla insan sağlığının tehdit altında olduğu, çevre tarım arazilerinin yavaş yavaş yerleşim yerine dönüşmesi tehlikesi vurgulanıyor. 
AKLA VE BİLİME AYKIRI DAVRANANLARIN SONU
Bilim insanlarının yukarıda özetlemeye çalıştığım bu görüşlerinden sonra içimden, "Bu da mı gol değil! SATSO" diye bağırmak geliyor. 
Aklın ve bilimin aykırı davrananların sonu her zaman hüsran olmuştur. Kaynarca'ın bereketli tarım toprakları, doğası,  yurtsever insanları böyle trajik bir sonu hak etmemektedir. 
İletişim bilgilerim: sedatbalta@hotmail.com - watshap hattı 0543 875 75 84 - twitter.com/sedatbalta1 - www.facebook.com/sedat.balta.12 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaynarcalıyı yalnız bıraktılar
Kaynarcalıyı yalnız bıraktılar
KAYNARCA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN
KAYNARCA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN