Advert
Advert
Olmadı Haşim Ağa olmadı(!)
Sedat Balta

Olmadı Haşim Ağa olmadı(!)

Bu içerik 2165 kez okundu.
Reklam

Sağlıktan sonra en büyük sorunun parasızlık olduğu söylenir. İşçi iş bulamamaktan, İşçi düşük ücretten yakınıyor. Patronlar da işçi bulamamaktan. 
Şenpiliç'in patronu da aynı dertten muzdarip. İşçi bulmakta zorlanmalarını fabrikalarının çevresinde yerleşim alanı olmamasına bağlıyor. Şenpiliç Onursal Başkanı Haşim Gürdamar, "100 kilometre ileriden işçi getirmekle bu işler olmaz. Çok masraflı olur. Çalışanların 2 saat otobüs yolculuğundan sonra fabrikaya gelmesi çok doğal bir şey değil" diyor. 
Sakarya'nın en zengin insanları arasında yer alan, Sakarya Atatürk Statyumu'nun yerini de satın almasıyla da Sakarya kamuoyunun gündemine gelen  Haşim Gürdamar, çalışanların bir iki saat otobüs yolculuğundan sonra fabrikaya gelmesini doğal bulmuyor. 
Bana da doğal gelmiyor; TÜİK verilerine göre 2017 Kasım döneminde Türkiye'de işsizlik yüzde 10'un üstünde. Gerçekte bu rakam en az yüzde 20 iken, memleketten bu kadar işsiz varken işçi bulmakta zorlanmanız hiç doğal değil. 
FABRİKANIN DİBİNDE 500 BİN NÜFUS VAR
Şen Piliç'in biri Alifuatpaşa'da diğeri Söğütlü'de 2 fabrikası bulunuyor. Haşim Gürdamar'ın namı diğer Haşim Ağa'nın Söğütlü'deki fabrikasının hemen dibinde  Söğütlü var. Fabrika, Adapazarı'na 17, Ferizli'ye 5, Kaynarca'ya 20, Karasu'ya 35 Km. uzaklıkta. 
Haşim Ağa'nın fabrikalarının çevresinde 10 dakikadan 30 dakika uzaklığa kadar 500 bin nüfus yaşarken işçi bulamıyorsa sorunu kendinde aramalıdır. 
İşçi sorununu OSB'lerin çevresine konut yaparak çözmeye çalışmak ise çağdaş şehircilik anlayışına ters. Zaten OSB'lerin var olma gerekçesi kentsel alanlardan uzak planlı sanayileşmeyle ilgili. 
ÇOCUĞUNUZUN OKULU DEPREME DAYANIKLI MI?
Sakarya İl Afet ve Acil Durum Müdürü Hüseyin Kaşkaş'la önceki gün gazetemiz Adapazarı Akşam Haberleri'ni ziyaretinde bir süre sohbet ettik. Kendisine Sakarya'da deprem hasarlı, yıkılması planlanan 21 okulun hangileri olduğunu sordum: "Bilmiyorum" cevabı aldım. 
Sabah okula uğurladığımız çocuklarımızın gün boyu eğitim gördüğü okullarının hasarlı mı, olası bir depremde yıkılma tehlikesi taşıyor mu bilmiyoruz!
Kaderci bir toplumuz anladık. Duyarlı olduğumuz da pek söylenemez. Demokratikliğimiz de tartışılır; aksi halde böyle bir bilginin kamuoyundan saklanması kabul edilebilir bir durum olamaz. 
Hiç olmazsa AFAD gibi bir kurumun Müdürü bu bilgiye sahip olmalıydı. Belki erken ve planlı müdahale edilmesinde yararı olurdu. 
Sakarya'da yüzlerce okuldan hangilerinin depreme karşı risk taşıdığını bilmiyoruz. 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 18 yıl geçti. Ortalama olarak 35 yılda bir deprem yaşanan bölgemizde geriye sayım başladı. AKUT benzeri kurumlar aktif değiller. Deprem toplanma bölgeleri. Depreme karşı tatbikatlar, eğitimler konusunda bir şey yapılmıyor. 
İlçelerde depreme ilk müdahaleyi yapacaklar kimler belli değil, yada kağıt üstünde. 
 Deprem olduktan sonra ah vah demenin bir faydası yok. Şimdiden önlem alınmalı. 
iletişim bilgilerim: sedatbalta@hotmail.com - watshap hattı 0543 875 75 84 - twitter.com/sedatbalta1 - www.facebook.com/sedat.balta.12
 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X