Advert
8 Mart Hediye Günü Değil Mücadele günü
Sedat Balta

8 Mart Hediye Günü Değil Mücadele günü

Bu içerik 605 kez okundu.
Advert

8 MART HEDİYE GÜNÜ DEĞİL MÜCADELE GÜNÜ
Kapitalizmin manipüle etmediği değer; çarpıtmadığı gerçek, içini boşaltmadığı erdem yok! Bunlardan biri de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.
O günün de içi boşaltıldı, daha iyi koşullarda çalışmak isteyen emekçi kadınların mücadelesi unutturuldu. Yerine hediye alma günü konuldu. 
ABD'nin New York kentinde bir dokuma fabrikası... Çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler. Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı. Greve çıkma kararı alan kadınlar, taleplerini de açıkladılar: “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret...”
8 Mart 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınlar, 16 saatlik çalışma saatleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları sebebiyle greve çıktı.
Bu grev, ABD’deki işçi mücadelesinin önemli eylemlerinden biri oldu. Kadınların ayaklanmasıyla büyük bir işçi dayanışması doğdu.8 Mart tarihçelerinde, karşımıza çıkan pek çok kaynakta 1857 yılında meydana gelen bir yangında, greve çıkan kadınların fabrikaya kilitlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmesinden söz edilir.
25 Kasım 1909'da yaklaşık 40 bin işçiyi istihdam eden, New York ve civarı, Philadelphia ve Baltimore'dan 600 gömlek fabrikasında çalışan, yüzde 80'i kadın, 20 bin gömlek işçisi greve çıkar. 
Temel talepleri, alt işveren (o dönemdeki taşeronluk) uygulamasına son verilmesi; 52 saatlik çalışma haftası; günlük ücretsiz fazla mesainin 2 saati aşmaması; ücretlerde yapılan malzeme ve elektrik bedeli kesintilerine son verilmesiydi.
ABD tarihi belgelerinde "en büyük kadın grevi" olarak adlandırılan grev, Şubat 1910'da sona erer. Çoğu talepleri kabul edilir.
Sakarya'da tekstil işçisi kadınlar, çalışan kadınlar hala zor şartlarda çalışıyorlar, sene 2018 sendikasızlar, düşük ücretlere mahkum edilmişler... 
Dünya Kadınlar Günü'nü Nazım Hikmet'in şiiriyle kutlayalım:
SOFRAMIZDAKİ YERİ ÖKÜZÜMÜZDEN SONRA GELEN KADINLARIMIZ
Ve kadınlar  
bizim kadınlarımız:  
korkunç ve mübarek elleri,  
                ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle  
                        anamız, avradımız, yarimiz  
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen  
ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen   
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız  
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki  
ve karasabana koşulan  
ve ağıllarda  
ışıltısında yere saplı bıçakların  
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan  
                                    kadınlar  
                                                 bizim kadınlarımız...
İYİ PARTİ DEMEKLE İYİ OLUNMUYOR
İYİ Parti Sakarya'daki ilk kongresinde ülke yönetimine talip bir partiye yakışmayacak görüntüler oluştu. Siyasal partiler demokrasinin temel taşları. İyi bir siyasal parti olmanın gereklerinden biri ise üyelerinin, delegelerinin niteliği. İlkesiz, sorumsuz üyeler İYİ parti kongresinde olduğu gibi partisinin kamuoyu önündeki imajını yerle bir edebiliyor. 
İYİ Parti Türkiye'de iyi bir çıkış yakaladı, belli bir kesimin umudu oldu. Ancak Sakarya'da Hüsamettin Atasever beklenen atılımı yapamadı. Sakarya'da Genel Başkan Meral Akşenir'in akrabası olan bir ismin vesayetinde kurulan parti ölü doğdu. 
Daha başta dar kadrocu hareket eden partiye MHP'den katılımlar beklendiği gibi olmadı. Özellikle MHP eski İl Başkanı Mehmet Erdoğan'ı Kurucu Başkan olarak görmek isteyen isimler partiye katılmadı. 
SAKARYA'NIN AĞIR MİSAFİRLERİ CÜBBELİ VE DAVUTOĞLU
Komşularımızla sıfır sorun politikası diye diye 80 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin geleneksel dış politikasını yerle bir eden eski Başbakan ve Dişişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Sakarya'ya yemek yemeye geldi. AKP'lilerce krallar gibi ağırlandı. Monşerler diyerek deneyimli diplomatları kenara atıp; stratejik derinlik adını verdiği sığ politikalarla ülkemizi "beka sorunu" yani varolma sorunu yaşatan VİP konuğumuz şimdi ne düşünüyor bilmiyorum.
Barzani'yi, Salih Müslim'i kırmızı halıyla karşılayan Ahmet Davutoğlu'nun yanlış dış politikaları nedeniyle; Mehmetçik terörist kaynayan sınırlarımızda canla başla mücadele verirken o Sakarya Spor maçını izledi. 
Sakarya'nın bir başka 'değerli' konuğu Cübbeli Ahmet oldu. Cübbeli Ahmet Sakarya'da operasyona katılan askerlerimize dua etmiş, kimimiz vatanı için savaşır, kimi nutuk atar, kimi de dua eder böyle...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X