Advert
Advert
Sakarya'nın çağdışı toplu ulaşımı
Sedat Balta

Sakarya'nın çağdışı toplu ulaşımı

Bu içerik 1653 kez okundu.
Advert

SAKARYA'NIN ÇAĞDIŞI TOPLU ULAŞIMI
İzmirli 125 kilometre yolu 2 lira 15 kuruşa gidiyor, Sakaryalı Aziziye Camii'nden Gar Meydanı'na 2 kilometre yolu 3 buçuk liraya(!) 4 Kişilik bir aile Adapazarı'ndan İstanbul'a eskiden trenle gidiş geliş 72 lira öderken şimdi mahkum edildiği otobüslere  240 lira ödemek zorunda. Otomobilinde emniyet kemeri takmayana ceza var ama 40 kilometrelik yolu 100 km. hızla giden halk otobüsünde ayakta gitmek zorunda bırakılanların hayatı Allah'a emanet...
OTOMOBİLDEKİ CAN OTOBÜSTEKİ PATLICAN MI?
Şehir içi neyse de 30 - 40 kilometre uzaklıkta ilçelere ulaşım sağlayan halk otobüslerine aslında şehir içi ulaşım için tasarlanmış otobüs modellerinin zorunlu kılınması hem yolcuların bir saatlik süreyle ayakta kalmasına hem de tehlikeye davetiye çıkarıyor. 
Bir kaç yıl önce ayakta yolcu aldığı, yolcunun hayatını riske attığı gerekçesiyle ceza yazılan otobüslerde şimdi 20 kişi ayakta gidiyor. Ruhsata göre bu mümkün. 
Kendi otomobilinde emniyet kemeri takmadan yolculuk yapanlara ceza yazılıyor öte yandan hızı 100 kilometrenin altına düşmeyen otobüslerde, 40 kilometrelik yolculuğu ayakta yapanların hayatı tehlikeye atılıyor. 
Tamamen keyfi ve akıldışı bir uygulama. Bir kaza anında olacakları siz düşünün. Devlet ya da belediyeler niye düşünmüyor. İnsanlarımızın canı bu kadar mı ucuz?
BUNUN ADI NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK
Sakarya toplu taşımada geri kafalı bir anlayışla yönetiliyor. Raylı ucuz sisteme geçmek bir yana var olan Ada treni de yıllarca hizmetten el çektirildi. 
Tüm uygar ülkelerde toplu taşıma araçları şehrin merkezine girebilirken, tren garları tüm görkemleriyle kent merkezlerinde yer alırken Adapazarı'nda sudan gerekçelerle şehir dışına sürülmesi akla ziyan.
Adapazarı kent içi trafikteki dolmuş sistemi tam bir gerikalmışlık görüntüsü oluşturuyor. Bu durumun kabul edilelebilmesi ranta boyun eğilmesinden başka bir şekilde açıklanamaz. 
Halkımızın ucuz, güvenli ve rahat kent içi ulaşım sağlayabilmesinin önündeki en büyük engel rantiyecilerin çıkarını halkın çıkarından üstün tutan; kimbilir belki bu ranttan payını alan yerel yöneticiler. Varsa başka bir izahı biz de bilelim. 
Adapazarı Garı Müdürü Hüsamettin bey'in verdiği şu bilgi ne kadar ibret verici: "İzmir'de raylı sistemle 125 kilometre yola ödenen ücret 2.15 kuruş."
 Adapazarı'nda Erenler'den Orhan Cami'ye dolmuşla giden hemşehrimizin cebinden çıkan para 3 buçuk lira(!)
İstanbul'a otobüsle giden 4 kişilik bir ailenin gidiş geliş bilet parası 240 lira. Haydarpaşa - Adapazarı trenleri çalışsaydı aynı ulaşım için ödeyecekleri para yalnızca 72 lira. Rantiyecileri zengin eden bu ulaşım politikası düpedüz soygun. Hadi olmadı nitelikli dolandırıcılık. 
OY ATMAYA DEVAM EDERSEN...
Facebook sayfası üzerinden yapılan ve "Sizce Adapazarı Treni Şehir Merkezine Gelmeli mi" sorusu yöneltilen ankete yaklaşık 4 bin kişinin katılmış. Ankete katılanların yüzde 93'ünün soruya evet yanıtını verdi. Anket sonuçlarının paylaşıldığı sayfada, "Hadi bakalım 500 kişilik anketi paylaşan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Hadi bakalım 'halk ne isterse o diyen Zeki Toçoğlu Hodri meydan!' mesajına yer verilmiş verilmesine de. 
Her seçimde bu geri çağdışı ulaşımı kendilerine layık gören politikacılara oy atan seçmenlerimiz oldukça bu soygun bitmez. 
İstanbul'da 600 halk otobüsü kontak kapatma eylemi yapıyor. Otobüsçüler adına konuşan temsilci, yolcuların yüzde 17'sinin ücretsiz olduğunu, İstanbulkart yolculuk ücretine zam yapılmadığını ve öğrenci indirim desteğinde de gecikmeler olduğunu söyledi. 
 Türkiye Toplu Taşıma İşverenleri Sendikası Başkanı Kemal Çetin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aldıkları taşıma bedelinin maliyetlerinin karşılamadığını belirterek,  "Bütün yaptığımız görüşmeler sonunda ’zararlarımızın karşılanamayacağını sadece 2 bin liralık öğrenci desteği verebileceklerini’ söylediler. Belediyenin kuruluşu olan Otobüs A.Ş.’nin 45 bin lira maliyet çıkarmasına rağmen 30 bin lira alıyoruz. 15 bin lira zarar ediyoruz. Hiç bir işletmeci arkadaşım şoför maaşını ödeyemiyor. Biz günde 1 milyon insana hizmet veriyoruz. 2 bin 500 tane çalışanımız var" demişti. 
Sakarya'daki halk otobüsü şoförlerinden de benzer tepkileri dinlemek mümkün. Eğer toplu taşıma araçlarını kullanıyorsanız, ücretsiz yolculuk edenlerle otobüs şoförleri arasındaki gerilimi yakından görmeniz mümkün olacaktır. 
Daha geçenlerde bir şehit annesine otobüs şoförünün hakaretleri akıldadır. Olay kamuoyuna yansıyınca Cumhuriyet Savcısı 11 yıl hapis istemiyle dava açtı, mahkeme İstiklal Marşı'nın bir kıtasının önünde denetimli serbestlik cezası verdi. 
HAVA BEDAVA OTOBÜS BEDAVA!
Sakarya'da Adapazarı ile ilçeler arasında toplu taşıma hizmeti veren halk otobüsü şoförleri de benzer dertlere sahipler. Herkeste ücretsiz kart olmasından yakınan bir otobüs hattı sahibi, "Polis, asker, belediye çalışanı, engelli, gazeteci, 65 yaş üstü yaşlılar, gaziler hepsi bedavaya biniyor, ücretsiz yolculuk ediyor. Büyükşehir Belediyesi ücretsiz binişler için bize aydan aya 750 TL  ödeme yapıyor ancak biz bunun 3 katı fazla bedava yolcu taşıyoruz. Otobüslerimize taktıkları kart okuyucuların bizim şoförler arasındaki adı 'ortak'. Haksız da değiller her binen yolcu için bir komisyon ödüyoruz. Bu cihazlar gerçekten de bizim ortağımız gibi gelirimize ortak oldular. Büyükşehir Belediyesi'ne zaten yıllık olarak bir para ödüyoruz ayrıca kazanç oranında yüzdelik bir komisyon da ödüyoruz. Devlete verdiğimiz vergiler var ayrıca. 
Bir başka şoför de bedava kartların herkese verildiğinden şikayetçi, "Ücretsiz yolculuğun artık cılkı çıktı. Birinin sırf 65 yaşının üstünde olması ona bedava seyahat hakkı vermemeli. Kapısında 2 traktörü, otomobili, zengin insanların bu kartı alması haksızlık. Sosyal yardımlaşmaya kayıtlı olanlara, ihtiyacı olanlara diyecek bir sözümüz yok ama kapıda domuzu eksik insanlarda bedava kartı var. Bu yanlıştan dönülmeli. 
Adapazarı'nda işi olmadığı halde sırf gezmek çay içmek için bedava otobüse binenler var. Bazı arkadaşlarımız da bunu bildiğinden dayanamıyorlar. Tartışmalar yaşanıyor" diyor. 
Büyükşehir Belediyesi'nin tek tip otobüs dayatması da şoförlerin başlıca şikayet konuları arasında. Marka ve model şartı olduğu için firmalara para kazandırıldığı iddiasında bulunuyorlar. 
GÜNÜN SÖZÜ: "Hakikatin temsilcisinin en az olduğu zaman, onu dile getirmenin tehlikeli olduğu zaman değil, can sıkıcı olduğu zamandır." Friedrich Nietzsche

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X