Advert
Advert
Sakarya Erdoğan'ın bulduğu huzuru arıyor
Sedat Balta

Sakarya Erdoğan'ın bulduğu huzuru arıyor

Bu içerik 1635 kez okundu.
Advert

SAKARYA ERDOĞAN'IN BULDUĞU HUZURU ARIYOR
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Huzur buluyorum" dediği Sakarya'da partisinin mitingine ve kongresine katıldı. Cumhurbaşkanı Sakarya'nın nesinden huzur buluyor, belki de partisine verilen yüksek oy oranlarındandır. Ancak Sakaryalı pek huzurlu değil. Bunu ben değil, devletin en yetkili istatistik kurumu TÜİK söylüyor. 
CEZAEVLERİ TIKLIM TIKLIM
Sakarya'da 4 kapalı cezaevi tıklım tıklım dolu. Bir yılda işlenen cinayet sayısı 105. Yerel gazetelerimizin üçüncü sayfaları yaralama, hırsızlık, dolandırıcılık, tecavüz, cinsel taciz, tehdit, uyuşturucu haberleriyle dolu. Ülkenin en yüksek suç oranlarına sahip kentlerden biriyiz. 
Her yıl binin üzerinde çocuk suça sürükleniyor. 200 Çocuk kayıp, 2 bin 852 çocuğumuz mağdur. Binin üzerinde çocuğumuz okula gönderilmiyor. Kurumlardan kaçan çocuk sayısı bin 216. Yüze yakın çocuk sokakta yaşıyor. 
Sakarya'da sokakta çalıştırılan çocuklarımızın sayısı 2 bin 213. Bu rakamlar resmi makamlara yansıyanlar ya görmezden gelinenler bunun çok üzerinde...
Yüzlerce çocuğumuz madde kullanıyor istatistiklere yansımayanlar dikkate alınırsa bu rakam binleri bulur. 
Bir yılda polis ve jandarma'ya sorgulanmak üzere getirilen çocuk sayımız bin 269. Her hafta en az bir çocuk evden kaçıyor. 500 çocuğumuz yaralama olayına karışıyor. 368 Çocuk hırsızlık yapmış. 
Yukarıda devletin verdiği rakamların kat kat üzerinde suç meydana geldiğini tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Yerel gazete okusak yeter. 
Bir haftadır sokaklarda gezen propaganda otobüslerinden Cumhurbaşkanı'nın ses kaydını dinliyoruz. Şöyle diyor Erdoğan, "Sakarya sevgi çoğrafyasıdır, kardeşlik kentidir"; devletin istatistikleri Sakarya'nın suç çoğrafyası olduğunu söylüyor. 
Sakaryalı Erdoğan'ın bulduğu huzuru arıyor...
700 HASTA YATAĞI EKSİK
Sağlık 16 yıldır tek başına iktidar AKP'nin en güçlü olduğunu iddia ettiği alan. Sakarya'da geldiğimiz nokta 40 yoğun bakım ünitesine ihtiyacımız var. 700 Normal hasta yatağı eksiğimiz var!
Bunları ben değil Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Akif Çakar söylüyor. 
Hastalarımız son günlerini hastane hastane gezdirilerek, özel hastanelere peşkeş çekilerek yaşıyor. Yakın zamanda annesini kabyeden arkadaşımız, meslektaşımız Ferruh Bulut'un annesinin yoğun bakım yatağı olmadığı için yaşadıklarını içim burkularak okudum. Ferruh Bulut, anne acısını, ailesine yaşatılanları köşesinde yazdı. Adeta isyan etti. Haklı bu insanlık dışı bir durum. 
Başhekimin söylediklerinden anlaşılan yoğun bakım sıkıntısı, yatak sıkıntısı daha uzun süre devam edecek. Anlattıkları acziyetin itirafı.
SAĞLIKLI KALMAK ZOR
Hastaneye düştükten sonra sağlığına tekrar kavuşmak zor. Devletin koruyucu hekimlik hizmetleri ise yetersiz. Hasta olmadan sağlığını korumak konusunda yapılanlar yetersiz. 
Sağlıklı olmak için sağlıklı çevrede yaşamak gerekiyor. Kaynarca'nın Akbaşlı Köyü'nden bir vatandaşımız dert yanıyor: "Gazeteci abi bizim köyde evlerimizin kanalizasyonları birbirimizin evlerinin önüne akıyor. Etraf mikrop kaynıyor."
Vatandaş haklı ilçenin 41 köyünün tamamında kanalizasyon yok. SASKİ her gün kendini metheden haberleri servis ediyor. Ama kanalizasyon konusunda hiç bir yatırımı yok. Sağlıklı dediği su borularına lağım karışıyor. 
Derelerimiz kirli, toprağımız, havamız kirli...
Sağlıklı olmak için temiz bir çevrede yaşamak yetmiyor, sağlıklı gıda da gerekiyor. Yanlış tarım politikaları GDO'lu tohumlar, aşırı ilaçlama, suni gübre topraklarımızı kirletti. Toprakda yetişen sebzeler, yetiştirilen hayvanlar artık sağlığı tehdit eder oldu. 
Köy tavuğu bulmak zor. Hadi buldun diyelim 40 liradan aşağı tavuk yok. Köy yumurtası çiftlik yumurtasının 3 katı. Asgari ücretli bir ailenin bunları yemesi imkansız. Gel de sağlığını koru. 
Sağlıklı çevre, gıdayı bulduk diyelim. Sağlık için spor yapmak gerekiyor. Kaç okulumuzun spor salonu var. Bizim ilçede sıfır. Bisiklet binmek için 30 kilometre uzaklıktaki bisiklet adasına gidecek hali yok milletin. Okullarda beden eğitim dersleri dersten sayılmıyor. 
Sonuç sağlıksız obez nesiller. Sağlığa harcanan milyarca lira. 
KOMŞUNUN SAHİLİNDE TURİSTLER BİZİMKİNDE İNEKLER...
Komşu Kocaeli'nin Kandıra'nın sahilleri dolup taşarken, Sakarya'nın kilometrelerce uzun kumsallarında inekler geziyor. Kaynarca Karaboğaz Sahili'nin bitişiğindeki Cebeci son yıllarda gözde turizm mekanı olurken; Karaboğaz'ın Büyükşehir sınırlarına girmesi de durumu değiştiremedi. 
Kandıra Belediyesi bu hafta yaptığı Meclis Toplantısı'nda Karaboğaz Sahili'ne komşu Babalı'da Türkiye çapında sörf yarışmaları yapılabilecek ortamın hazırlanmasına karar verdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kandıra Belediyesi ortaklığında Babalı'da festival de düzenlenecek. 
Sahillerin en az 9 ay iç ve dış turizm için canlı tutma hedefi koyan Kandıra Belediyesi'nin bu hazırlıklarına karşın Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Kaynarca Belediyesi'nin benzeri bir hazırlığı bulunmuyor.
GÜNÜN SÖZÜ: "Eskiyle yeniyi karşılaştırdığımızda eskiden insanların çok bir şeyi yoktu ama huzuru vardı. Şimdi ise her şeyi var ama huzuru yok."

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
aytekin ertuğrul     2018-03-27 14 Mayıs 1950 de 280 kuruş yani 3 TL olan bir ABD doları bu gün itibari ile 3.970.000 TL dir. Bölersek 1.320.000 yapar demokrasi kahramanlarının karnesi ite budur. AKP nin karnesini, biliyorsunuz. Bu gün gördüklerimiz ve sayın Balta'nın yazdıkları bu ağır gaflet ve dalaletin sonuçlarıdır. Türk milleti bu ağır sonucu bize laik görenleri asla desteklemez. Onların yapacakları tek şey vardır Yüce peygamberimizin bilim yoluna ve Atatürk'ün çizdiği denk bütçeli ve tam bağımsız döneme dönmektir.
aytekin ertuğrul     2018-03-27 Eski ve yeni deyimlerini biraz açmak gerekir. Hep yazdığımız gibi eski 1923- 1938 arasıdır. 19038-14 Mayıs 1950 ora veya geçiş dönmemdir. Ara dönemdir. 14 Mayıs ve sonrası yeni dönemdir. yeni dönem ile eski, dönem arasındaki fark nedir. Eski dönemin başında Atatürk var o nedenle DENK Bütçe+ Laik eğitim var. Ara veya geçiş döneminde bir tek köy enstitüleri eklenerek durum idare edilmiştir. Ve 2. Cihan savaşına katılmayarak çok önemli bir diplomatik başarı elde edilmiştir. devamı ikinci sayfada
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X