Advert
Askerlikte zengin yoksul ayrımı olur mu?
Sedat Balta

Askerlikte zengin yoksul ayrımı olur mu?

Bu içerik 514 kez okundu.
Advert

VATAN SAVUNMASINDA, ASKERLİKTE ZENGİN YOKSUL AYRIMI OLUR MU?
Fakirler askere, zenginler tatile gidecek. 
Hükümet eğer devam ederse; seçimden sonra bedellik askerlik çıkarmaya hazırlanıyor. 
Uzun lafa gerek yok cebinde parası olmayan askere gidecek. Parası olan ailesi zengin olan askerlikten yırtacak(!)
Lafa gelince vatan, millet, Sakarya nutukları atan bir millet ne ara bu hale geldi diye sormak lazım. 
Vatan savunmasında yoksul, zengin ayrımı olur mu?
Gelin böyle adaletsiz bir uygulamadan sonra, sırf yoksul olduğu için askere gitmek zorunda olan vatan çocuklarından kahramanlık bekle!
Bir toplumu bölen en temel değer adaletsizliktir. Türkiye, gelir dağılımı adaletsizliğinde dünyanın en bozuk ülkelerinden biri olduğu için zaten milli birlik ve bütünlüğünü yitirdi. 
Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar!
Şimdi bedelli askerlik yasasıyla üzerine tuz, biber ekilecek!
Bu duruma isyan edilmez de ne yapılır. Yazıklar olsun...
CHP'nin adayı Muharrem İnce'de, "Gönlüm istemiyor ama bir kereliğine bedelliye izin vereceğim" dedi. Ama şartlarını da sıraladı. Toplanan paranın 3'te biri er olarak askerlik yapanlara, 3'de biri şehit yakınları ve gazilere, 3'de biri savunma sanayine diyerek. 
Bana göre ikisi de yanlış... Vatan savunmasının zengini fakiri olamaz. 
OY İÇİN TECAVÜZCÜLERE MAFYALARA AF ÇIKARMAK!
Devlet Bahçeli, devlete çok yararlılık gösterdiler diyerek  Alaattin Çakıcı, Kürşat Yılmaz gibi ülkücü olarak bilinen isimleri örnek göstererek af istedi. AKP, tıpkı erken seçimde olduğu gibi önce karşı çıktı, sonra seçimden sonra af çıkabilir sinyalleri verdi. 
"Kader kurbanlarına af" talebi çok haklı gibi duruyorsa da kanunlar önünde eşitlik gibi bir durumdan dolayı hırsız, dolandırıcı, katil, mafya, çete mensupları, ırz düşmanları, tecavüzcülere göz kırpılıyor. 
Belli ki, AKP çok sıkışmış bu gürühun ailelerin oylarını almak istiyor. 
Sahi kim bu kader kurbanları diye de sormak geliyor insanın içinden. 
NERDE ESKİ BAYRAMLAR
Bayram günlerinde yazılması adettendir. Eski bayramlar anılır, güzelleme yapılır. 
Belki de aranan gençliktir.
Ancak eski bayramlarla, yeni bayramlar arasında büyük bir fark olduğu da bir gerçek. 
Bir süredir bayramlar sıradan tatil günleri gibi görülür oldu. Bunda kent yaşamı, ağır çalışma koşullarında nefes alma ihtiyacı, kapitalizmin tüketici mantığının yaygınlaşması gibi mazeretler bulunabilir. 
Artık pek çok insan bayramda annesini, babasını, akrabalarını, komşularını, arkadaşlarını ziyaret etmek yerine tatile gitmeyi tercih ediyor. 
Bizim çocukluğumuz ve gençliğimizde bayramlar bayram gibi kutlanırdı. Bayramdan bayrama alınan ayakkabılarımızla yatağa girerdik bayram sabahı!
Bayram namazından gelen büyüklerin elleri öpülür; harçlıklar kapılırdı.Bakkallarda pek bir çeşit yoktu. Erden şekeri en lüksü idi, bisküvü arasına sıkıştırılan lokumla yapılan kıstırma; şimdiki çocukların adını bile duymadıkları davul tozu, keçi boynuzu gibi şeyler satın alırdık. 
Bayram yerleri olurdu. Önceleri kırlık alanda çeşitli oyunların oynandığı bir yerde toplanılırdı. Dalak çıkırığı, tahteravalli, ağaçlara kurulan devasa salıncaklar, ortak yenilen yemekler... Bayram havası yaşanırdı. 
Sonraki yıllarda kentlerde içinde atlı karıncaların, çarpışan otoların bulunduğu lunaparklar kurulmaya başlandı... Sonra sonra ışıklı vitrinli pasajlar ve en son AVM'ler.
Kolay tüketim, hazza kolay ulaşmak bayramları bitirdi... Oldular tatil...

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X