bursa escort denizli escort bayan bursa escort bayan gaziantep escort bayan istanbul escort bayan atasehir escort izmir escort bayan izmir escort istanbul escort

Advert
Advert
Yeni yılda eski davranışlara devam mı?
Aytekin Ertuğrul

Yeni yılda eski davranışlara devam mı?

Bu içerik 559 kez okundu.
Reklam

Yeni Yılda  Eski Davranışlara Devam mı?

Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

draertugrul@hotmail.com

Eski Yılın Karnesi Nasıldı

Yeni yıla eski yılın karnesini sunarak başlayalım. Başlangıcı unutanlar geleceklerini göremezler. 19 Mayıs 1919 tarihini un uttuk başımıza gelenleri görüyoruz.

2002 de  gram altın 18 YTL iken den 224 YTL ye çıkmıştır. Artış 13 misli

ABD Doları1.320.000 TL den 5.462.000 TL ye çıkmıştır. Artış 4,1 mislidir

Çeyrek altın 24  YTL den 368  YTL ye çıkmıştır. Artış 14 Mislidir

 

 Dünyanın en kanlı, en geri, bölgesi Mezopotamya’dır.NEDEN?

 Dünyanın ilk uygarlıkları Mezopotamya’da kurulduğu halde. Bu gün Dünyanın en kanlı, en geri, en fakir bölgesi NEDEN Mezopotamya’dır. Çünkü Mezopotamya bir petrol yatağıdır. Daha önemlisi Türk Milleti dahil bölgenin bütün  halkları 1600-1920 arasında Haçlılarca bilimden uzaklaştırılarak Yüce Dinimiz Müslümanlıktan da uzaklaştırılmışlardır. DENK bütçe ve Laik eğitimden uzaklaştırılarak batılı devletlerle yarışma mücadele etme ve en önemlisi onların saldırılarını durdurma güçlerini ve kabiliyetlerini kaybetmişlerdir. İşte Atatürk'ümüzü büyük ve  ölümsüz yapan şeyler bu iki gafletle sistemik olarak savaşım vermesidir. Batıyı Atatürk'ümüze düşman yapan şeyler de bu mücadeleleridir. DENK bütçe + Laik eğitim düzeni. Batılıların dahili gaflettekiler işbirliği ve dayanışması halinde 14 Mayıs 1950 den bu yana yıkmaya çalıştıkları düzen bu düzendir. O tarihte 80 kuruş olan bir ABD dolarını bu gün (3 Ocak 2019) 5.462.000 TL ye kadar çıkmıştır. Bunların sonunda bir bardak çayı biz ordu evlerinde ve devletin sosyal tesislerinde 1.000.000 TL ye içiyoruz. Bu gaflet dalaletin tek sorumlusu 14 Mayıs 1950 den sonra iktidara gelen TBMM leri ve onların hükumetleridir. 2019 yeni yılında DENK bütçe yapılarak  bu gaflet dalalet ve hıyanetten kurtulma yılı olmasını gönülden dilerim.

 

Neden Gıdayı Bile Dışarıdan Alan Ülke Olduk.

Turgut Özal "Köylü sırtımızda kambur" diyordu. Ona göre tarıma verilen

destek bütçeye yüktü. Destek kesildi, Ucuz ithal tarım ürünleri, Türk tarımını çökertti. Kendini besleyen bir ülke iken ithalatçı ülke olduk.

 

"Sanayici çürük çarık malları yüksek fiyatla satıyor" diyordu Turgut Özal. İthalata yol verildi, yabancı mallar Türk sanayisini çökertti.

 

Üretici suçlu ilan edildi, Çiftçi, sanayici ve tüccar sistemden kovuldu. Onların yerini ithalat için gereken dövizi temin eden para komisyoncuları, faizciler, dolar ve borsa vurguncuları, ihale ve tarikat rantçıları aldı.

 

İthalat yapa yapa borca battık. Borcu borçla çevirdik. O dönemin sonuna geldik. Artık o olanak kalmadı. Şimdi Üretim zamanıdır..

 

Koyu harflerle yazılanlar. İnternette dolaşan Ali Serdar Bolat  adlı bir vatandaşımızın mailinden alınmıştır.Ürettiğinden fazla tüketen uluslar devletler krallar krallık özentileri diktatörler diktatör özentileri hepsi batar. Dünyanın kuralı bu gene kadar böyle işlemiştir. Böyle işlemeye devam edecektir. Ülkesini DENK bütçe + Laik eğitim+ Gümrük duvarları ile korumayan devletlerin sonu iflastır. Maalesef 14 Mayıs 1950 den sonra izlenen yol işte bu yoldur. Bunları sadece biz mi yazıyoruz. Hayır Tarih yazıyor.

Milli güvenlik Konseyinin yayınladığı bir kitap var. O kitapta bu husus şöyle yer almaktadır “Alınan dış borçlar ve krediler. Oy hesaplarına dayalı yatırımlara kaydırılarak heba edildi. İthalata büyük ölçüde hız verilmesi yerli sanayii üretimimizin durmasına yol açtı. Büyük çaptaki iç ve dış borçlanmalar ve karşılıksız para basma politikası neticesinde paramızın değer kaybına uğraması ülkeyi ekonomik çıkmazların eşliğine getirdi.”

( 12 Eylül Öncesi ve sonrası. MGK yayınları 1981- Ankara Sayfa 4)  

Burada bir NOKTA koyalım.

 

 

Temel Paşamızın Dramı

Yazımızın başlığını böyle koyduk. Ama sadece bu olay Temel Paşanın dramı değil Türkiye’mizin dramıdır.

“Temel Paşa 2. Ordu'dan alındı 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel, Genel Kurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı'na atandı.. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mayıs’ta Malatya'da Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) tarafından organize edilen iftar yemeğine katıldı. Yemekte yaptığı konuşmada CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'yi hedef alan Erdoğan, “Çırağa dükkan teslim edilmez. Siyasetin çıraklarına da Türkiye emanet edilmez. Siyasette hiçbir başarısı, hiçbir tecrübesi olmayanlara ülkenin yönetimini asla veremeyiz. Kardeşlerim; girdiği her yarışı kaybedenlerin ne kendilerine, ne de milletimize verebilecekleri bir şey yoktur” ifadelerine yer verdi. Erdoğan'ı bu sözleri büyük alkış aldı. Hararetle alkışlayanlar arasında 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'in de bulunması dikkat çekti.  Van Asayiş Kolordu Komutanı'yken, 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında vekaleten 2. Ordu Komutanı olarak atandı. Ardından 27 Temmuz 2016 tarihinde 2. Ordu komutanlığına getirildi. Fırat Kalkanı Harekatı’nda başarılı oldu. İdlib’de gözetleme kulelerinin kurulumunda ve Afrin Harekatı hazırlıklarında büyük rol oynadı. Türkiye Temel'i, Afrin Operasyonu’nu yöneten komutan olarak tanıdı. İsmail Metin Temel, Ağustos ayında orgeneralliğe terfi etti” Tırnak içindeki, bu haber ,İnternet sitelerinden alınmıştır. Şimdi, gelelim yorumlarımıza.

 Yukarıda internet sitelerinden kopyalama yöntemi ile aldığımız yazıda her şey var. Başarı var kahramanlık var. Verilen görevi eksiksiz ve tam yerine getirme var. Bir Türk askerinin sahip olabileceği en üstün meziyetler var. Ama bir de kusuru var. Siyasetten anlamıyor. Nerede alkış yapacağını şaşırıyor. Siyasi davranamıyor. Bence o önemli bir eksik değil. Türk askeri zaten güncel siyasetin içinde olmaz. Ama Cumhuriyetimizin vatanımızın ve Türk milletinin  bekası savaşında tam teçhizatla cephededir. Tam Irak'a operasyon yapılacakken onun görevden alınması manidardır.  14 Mayıs 1950 den beri  ABD+ Türk siyasetçileri TSK lerinde işini bilen işini seven başarılar elde eden komutanlar istemiyorlar. Mesele budur. Gerisi laf-i güzaftır.

Denk bütçeye dönülmeden laik eğitime dönülmeden hukuk devleti ilkelerine dönülmeden 2019 yeni yılı Türk milletine çileden fakru zaruretten ve yıkılışa doğru süratle sürüklenmekten başka bir getirisi görülmüyor. 2019 da Türk milleti bu gidişe dur demek zorundadır. Tarih bizim kuşağa bu görevi yüklemektedir. Yeni yılımızı bu duygu ve düşüncelerle tekrar tekrar kutlar Türk milletine sonsuz başarılar dilerim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X