Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 4-5 Kasım 2023 kurultayına yönelik verdiği "mutlak butlan" kararı, doğal olarak partimizde ve seçmenimizde bir kafa karışıklığı yarattı. Bir tarafta hukuken göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, diğer tarafta ise TBMM Grubu'nun ezici çoğunluğunu ve mevcut delegelerin yüzde 80'ini arkasına almış, partiye yeni bir soluk getiren Özgür Özel iradesi... Üstelik tam da iktidarın her an bir "baskın seçim" kartını masaya sürebileceği kritik bir iklimdeyiz.
Peki, şimdi ne olacak? CHP bu girdaptan nasıl çıkacak?
Hemen söyleyelim: Panik yok.
Atatürk ve kurucu kadroların bizlere bıraktığı bu asırlık çınar, kişilerin ihtiraslarından ya da mahkeme salonlarının labirentlerinden çok daha büyüktür. Sosyal demokrasinin, demokratik sol ilkelerin temelinde "hukuka saygı" kadar, "örgüt iradesine inanç" yatar.
Bugün kulislerde konuşulan "yeni parti kurmak" ya da "yedek bir partinin çatısı altına girmek" gibi seçenekler, CHP’nin tarihsel mirasına da, baskın seçim kapıdayken zamana karşı yarışan siyasi gerçekliğe de tamamen aykırıdır. CHP’nin amblemini, altı okunu ve kurumsal gücünü bırakıp gitmek, ana muhalefet mevzisini iktidara altın tepside sunmaktır. Çözüm dışarıda değil, yine CHP’nin kendi tüzüğünün ve örgütünün içindedir.
Hukuki gerçekler net: Genel Başkanın tek başına kongre takvimini ilan etmesi ya da takvimi yürütmesi eski delegelerin imza yetkisini anında düşürmez. Yeni il kongreleri tamamlanana kadar mevcut delegeler tam yetkilidir. Eğer iddia edildiği gibi örgütün ve delegelerin yüzde 80’i Özgür Özel ile yol yürümek istiyorsa, izlenecek yol en rasyonel ve en meşru yoldur: Yıldırım Olağanüstü Kurultay.
Tüzüğümüz açıktır; delege tam sayısının salt çoğunluğunun noter onaylı imzası toplandığı an, Genel Merkez partiyi en geç 45 gün içinde seçime götürmek zorundadır. Haziran ayının ilk yarısında toplanacak noter imzaları, Temmuz ayındaki yasal hazırlık süreciyle birleştiğinde, Ağustos ayının ilk haftasında partiyi tertemiz, meşru ve tescilli bir kurultaya ulaştırır.
Bu takvim, sonbaharda gelebilecek olası bir baskın seçimin önündeki tüm hukuki engelleri ve YSK barajlarını darmadağın eder. Mahkemelerin yarattığı düğümü, ancak ve ancak delege sandığı çözer. Kurultay delegesinin iradesi, her türlü mahkeme kararının üzerindedir.
Yıllarca bu partinin her kademesinde emek vermiş bir yol arkadaşınız ve bir gazeteci olarak çağrımdır: Enerjimizi iç tartışmalara, bölünme senaryolarına harcamayalım. Üslubumuzu bozmadan, birbirimizi kırmadan, hızla örgüt iradesini sandığa yansıtacak süreci işletelim.
Özgür Özel önderliğindeki o toparlanma ve iktidar yürüyüşü ivmesi, mahkeme koridorlarında sönümlenemeyecek kadar güçlüdür. Panik yapmaya gerek yok; tüzük elimizde, delege arkamızda, o asırlık kurumsal hafıza bilincimizde.
Haziran’da imzalar atılır, Ağustos’ta kurultay toplanır ve CHP, Türkiye’yi yönetme iddiasıyla kaldığı yerden yoluna devam eder. - SEDAT BALTA