Advert
Advert

İklim değişikliği Korona'dan daha tehlikeli

İklim değişimi ‘kriz’den ziyade bir ’aciliyet’ İklim değişimi günümüzün en ‘acil’ sorunlarından biri ama hak ettiği ilgiyi gördüğünü söylemek zor. Bu ilgisizliğin nedenlerinden biri de medyanın tutumu. İklim değişimine dair haberler medyada meselenin ciddiyetini yansıtacak ölçüde yer bulmuyor, bulamıyor.

İklim değişikliği Korona'dan daha tehlikeli
İklim değişikliği Korona'dan daha tehlikeli Admin
Bu içerik 1321 kez okundu.
Advert

30 yıldır iklim üzerine haber yapan Amerikalı gazeteci Mark Hertsgaard medyanın hala geriden geldiği görüşünde.

İlk iklim zirvesini 1982 yılında Brezilya’da izlemiş Hertsgaard. Yıldan yıla olumlu gelişmeler kaydedildiğini söylüyor ama Charles Dickens’ın ‘İki Şehrin Hikayesi’ adlı romanının girişinde yer alan meşhur ‘It was the best of times, it was the worst of times…’ (Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü) sözüyle de şerh düşüyor: “Evet zamanların en iyisiydi çünkü belli bir mesafe kat ettik. Aynı şekilde zamanların en kötüsüydü çünkü hala kat etmemiz gereken çok mesafe var.”

‘İklim değişikliği pandemiden çok daha tehlikeli’

Hertsgaard’a göre medya, iklim değişikliğini artık bir kriz olarak değil ‘aciliyet’ olarak görmeli: “İklim aciliyeti vakti gelmiş ve artık ilkim aciliyeti başlamalı. Gazeteciler bunu kavramalı. Bu bir aciliyettir. Ve bu bilimsel bir saptama. Siyasi bir açıklama değil. Gazetecilerin çoğu durumun vahametinin farkında değil.”

Amerikalı gazeteci, iklim krizine karşı çok fazla vakit kaybettiğimiz ve geri dönüşsüz hasarları engelleme noktasını aştığımız görüşünde.

Bu ifadelere hem bilim insanları hem de iklim aktivistlerin söylemlerinden aşinayız aslında.

İklim krizi o kadar hızlı derinleşiyor ki mücadelenin de bir o kadar hızlı örgütlenmesi gerekiyor.

“Ev yanıyor, gezegen yanıyor şu an” diyor Hertsgaard ve ekliyor: “Bu acil bir durum. Bir şeye ‘acil’ demek ise derhal eyleme geçilmesi gerekiyor demektir. Medya tıpkı pandemide yaptığı gibi iklim krizine de ‘acil’ vurgusu yapmalı. Pandeminin yaptığı hasar iklimin yapmakta olduğuna nazaran kısıtlı. İklim haberleri tek bir gün bile ihmal edilmemeli.”

‘Şirketler reklama araştırmadan daha çok para harcıyor’

İklim değişikli konusunda sıkıntılı bir diğer nokta da şirketlerin PR çalışmaları.

80’lerde fosil endüstrisindeki şirketler, fosil yakıtların zararını bilmelerine rağmen ‘Dünyaya zararı yok’ diye algı yaratıyorlardı. Bugün de şirketler bir yandan iklim krizini körüklüyor bir yandan da reklamlar üzerinden duyarlılık sergiliyor.

Hertsgaard’ın görüşü şöyle: “Rakamlara baktığımızda reklamlara harcadıkları para araştırmalara harcadıkları paradan çok daha fazla. Mesela yenilenebilir enerji için çok çok küçük miktarda yatırım yapılıyor. Bunun duyurusunu yapmak içinse çok daha fazla para harcıyorlar. Türkiye’dekiler de yapıyor bunu ABD’dekiler de.”

Hertsgaard şirketlerin halka ‘çevrecilik’ taslamasını şöyle eleştiriyor:  “Sanki iklim değişikliğinin nedeni sıradan insanlar… İklim değişikliğinin nedeni sıradan vatandaşlar değil, ta kendileri. O şirketlerin başında oturanlar. Ve bunlara sesini çıkarmayan hükümetler. “

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kurtuluş Mahallesi’nde silah sesleri
Kurtuluş Mahallesi’nde silah sesleri
Koronavirüsün semptomları değişti
Koronavirüsün semptomları değişti