Tarım arazileri imarlaştı

 

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Sakarya Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu toplantısında yaşadıkları sorunları dihe getiren Ziraat Mühendisi Durmuş, “10 yılı aşkın ziraat odalarında çalıştım. Çiftçiyim. Sorunlarımız çok. Komisyon oluşturarak birliktelikle hareket etmeliyiz. Çiftçilikle uğraşanların yaşı 60’lara kadar geriledi. Son zamanlarda 3 milyon hektar kadar araziyi çiftçi terk etti. Terk etmekle kalmayıp, bu arazilerin çoğu imarlaştı. Oda olarak çiftçiye ve sektöre teknik bilgi aktarmakla uğraşıyoruz. Bu olumsuz şartlarla savaşıyoruz. Böylelikle biz tamamen yöneticilerimize aykırı, muhalif bir kurum olduk. Öyle değil. Biz aslında toplum çıkarlarını gözetmeye çalışıyoruz. Ziraat mühendisleri olarak, değerli bir kurum olarak çiftçilerimize hizmet veren bir kuruluşuz.”

Ön yargıyla karşılaşıyoruz

“Her zaman Sakarya’da bunlar için uğraştık. Birçok gittiğim resmi kurumda ön yargılarla karşılaştım. Sorunlarla uğraşıp, kendi sektörünü terk etmiş insanların hakkını savunuyoruz. Sorunlar çözülmeden mesleği icra edemiyoruz. Tarım danışmanı olarak köyleri geziyoruz. Çiftçilerle görüşüyoruz."

Çiftçi bize inanmıyor

"Biz anlatıyoruz ama insanlar bize inanmıyorlar. Kahvehane ortamlarında görüşüyoruz. İnsanların gözleri televizyonda; biz başka konuşuyoruz gibi oluyor. Çiftçilerimizin artık sosyal bir yardım mı, psikolojik bir yardıma mı ihtiyacı var, bunu bilmiyorum ama evet, cinnet geçirmeleri çok doğal. Çünkü ürünü para etmiyor. Sosyal hizmet anlamında psikolojik destek almaları için bir şeyler yapmalıyız. Biz buna gelemiyoruz.”

İmarlaşma ile savaşıyoruz

“Bir taraftan imarlaşmayla savaşıyoruz. Sapanca, Geyve, Pamukova’da yoğunlaştı. Sanayi bölgelerini engellemeye çalışıyoruz; birçok yerde tek başımıza kalıyoruz. Ziraat odaları birlikte hareket ediyor ama çok önemsenmiyoruz. Çiftçi temsilcilerine danışılmadan işler yapılıyor.”

Kılçık dereler zoraki temizletiyoruz

“Su kaynaklarının korunmasını istiyoruz. Özellikle savunuyoruz. Sapanca Gölü ve Çark Deresi gibi sulama kanalları, onları besleyen kılçık kanallar var. Onların bakımının belediye ve devlet eliyle yapılması gerekiyor. Kılçık kanallardan sulama yapılıyor. Ben de öyle yapıyorum; benim arazimden bir kılçık kanal geçiyor. Kılçık derelerde su var fakat bakımlarını belediyeye zoraki yaptırıyoruz.”

Çiftçi sıkıntı yaşıyor

“Ben Serdivan’da çiftçiyim. Yapılaşma oldukça artmış durumda. Yeni binalar, yollar su yollarını değiştiriyor ve bu da su baskınlarına sebep oluyor. Sebebi kendileriyken, çözüm kendileri olası gerekirken, çiftçi bu konuda sıkıntı yaşıyor. Bir de çiftçiliği gençler yapmak istemiyorlar. Ben çiftçiliğe döndüm ama bir yerden sonra çiftçiyi haklı buluyorum” diye konuştu. Medyabardan Ekrem Ürdüç'ün haberi

Advert