"Geleceğimizi Riske Atamayız!" — İbrahim Çakar’dan Endüstri Bölgesi Kararına Sert Tepki

Sakarya’nın Kaynarca ilçesindeki Taşoluk ve Okçular bölgesinde kurulması planlanan sanayi alanının Resmî Gazete’de "Münferit Endüstri Bölgesi" adıyla yayımlanmasına tepkiler büyüyor. Kaynarca Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar, bölgenin tarım arazilerini ve su kaynaklarını tehdit eden bu karara karşı kamuoyuna yazılı bir açıklama yaparak, "Bir grup zengin daha zengin olacak diye topraklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Sanayiye değil, yanlış yerde sanayileşmeye karşıyız" dedi. Çakar’ın açıklaması şöyle:

EKONOMİ - 05-09-2026 22:22

KAMUOYUNA

“Bölgemizde kurulmak istenen OSB bugün “Münferit Endüstri Bölgesi” adıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yeni bir aşamaya gelmiştir.

Ancak geriye dönüp baktığımızda, Münferit Endüstri Bölgesi olarak karşımıza çıkan bu durumun bölgemiz için yeni olmadığını görüyoruz. Yer aynı, endişeler aynı; değişen geride kalan zamanda değişen tek şey OSB yerine Endüstri Bölgesi süslemesi…

Verimli topraklarımıza hançer sokulması olarak adlandırdığımız süreç, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2021 yılında yaptığı başvuruyla başladı. O günlerde meselenin adı “Kimya Sanayi” olarak gündeme gelmişti. İlerleyen yıllarda “Karma Sanayi” sonrasında “Teknoloji Sanayi” gibi yumuşatılmış isimlerle hep önümüze getirildi.

Süreç içerisinde SATSO Başkanı Almanya’daki kimya sanayilerinin aldığı çevresel tedbirler örnek gösterilerek, gerekli önlemler alınmak suretiyle bölgede konumlandırılacak kimya tesisleri savunulmaya çalışıldı.

Mesele iyiden iyiye kamuoyu önünde tartışılmaya başlandığında 9 Aralık 2025 tarihinde Kaynarca’da gerçekleştirilen Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısında konu kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıya ziraat odaları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Toplantıdan çıkan ortak irade; bölgenin tarımsal yapısı ve sanayinin oluşturabileceği çevresel etkiler dikkate alınarak söz konusu sanayi alanının burada kurulmaması yönündeydi.

PEKİ NEDEN KARŞI ÇIKTIK?

Çünkü söz konusu alan yalnızca Kaynarca’yı ilgilendirmiyor. Kimya sektörüne ait tesislerin bölgede yoğunlaşması halinde oluşabilecek hava, su ve toprak kirliliğinin Kaynarca’nın yanı sıra Söğütlü, Ferizli, Adapazarı, Korucuk, Serdivan ve daha geniş bir coğrafyayı etkileyebileceği yönündeki endişeler defalarca dile getirildi.

Dilovası örneği de bu tartışmalarda sık sık gündeme getirildi. Sanayi tesislerinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkileri hatırlatılarak, Sakarya’nın gelecekte benzer sorunlarla karşı karşıya bırakılmaması gerektiği ifade edildi.

BİZLER SANAYİYE KARŞI DEĞİLİZ.

Üretime, yatırıma ve istihdama karşı değiliz.

Ancak sanayinin doğru yerde, doğru planlamayla; tarım topraklarını, su kaynaklarını, çevreyi ve insan sağlığını koruyarak yapılması gerektiğini savunuyoruz.

Nitekim aynı süreçte Sakarya Valisi ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından yapılan açıklamalarda da Sakarya’nın yeni bir OSB’ye ihtiyacı olmadığı ve böyle bir sanayi alanının gündemlerinde bulunmadığı ifade edilmişti.

Bölgeyi gözüne kestiren bir grup OSB kuramayınca boş durmamış. Boş durmadıklarını son kararla görmüş olduk. Kimya OSB kurmak isteyenlerin Ankara’da etkili olduklarını Münferit Endüstri Bölgesi durumuyla gördük.

 

Münferit Endüstri Bölgesiyle ilgili cevap beklediğimiz sorular var. İlgilileri sorularımıza cevap hazırlarken bilmelerini isteriz ki; BİR GRUP ZENGİN DAHA ZENGİN OLACAK DİYE TOPRAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ. 

Bölge halkının, çiftçinin, ziraat odalarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yöneticilerin itirazlarına rağmen bu karar nasıl alındı?

Daha önce farklı isimlerle gündeme gelen proje neden şimdi “Endüstri Bölgesi” adı altında yeniden karşımıza çıktı?

Bu alanın seçilmesinde hangi bilimsel, çevresel ve tarımsal kriterler dikkate alındı?

Bölgenin su kaynakları, tarım arazileri ve insan sağlığı üzerindeki olası etkileri konusunda hangi çalışmalar yapıldı?

Sakarya, Türkiye’nin en değerli tarım havzalarından birine sahiptir. Bu topraklar yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de ortak mirasıdır.

Sanayi yatırımlarında yer seçimi hayati öneme sahiptir. Yanlış yerde kurulan bir sanayi tesisinin çevreye, tarıma ve yaşam alanlarına verebileceği zarar yıllar sonra ortaya çıktığında geri dönüşü mümkün olmayabilir.

Bugün verilecek kararların bedelini yarın çocuklarımızın ödemesini istemiyoruz.

Bu nedenle yetkililerden beklentimiz; bölge halkının, çiftçilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yöneticilerin görüşlerini dikkate almaları, süreci bütün yönleriyle yeniden değerlendirmeleri ve Taşoluk–Okçular bölgesindeki verimli tarım arazilerimizi ve yaşam alanlarımızı riske atabilecek bu karardan vazgeçmeleridir.

Sanayiye değil, yanlış yerde sanayileşmeye karşıyız.

Toprağımıza, suyumuza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” - SEDAT BALTA

Günün Diğer Haberleri