Huzursuzluğu Yenmek mi ? 

Murat Uygun

11-04-2026 13:22

Modern dünya bizi sürekli bir "yetişme" ve "oldurma" çabasına hapsediyor. Sabah uyandığımızda yüzümüze çarpan ilk şey güneş ışığı değil, telefon ekranından akan başkalarının "kusursuz" hayatları ve bitmek bilmeyen haber akışı oluyor.  Göğsümüzün tam ortasında, adı konulamaz bir ağırlık, Huzursuzluk.
Peki, bu davetsiz misafirden nasıl kurtuluruz? Belki de ilk hata, huzursuzluğu bir "düşman" olarak görüp onu hemen "yenmeye" çalışmaktır.
Huzursuzluk Bir Alarm Sistemidir.
Aslında huzursuzluk, ruhun bir savunma mekanizmasıdır. Tıpkı vücudun bir yerinde ağrı hissettiğinde "burada bir sorun var" demesi gibi, içsel huzursuzluk da bize bir şeylerin yolunda gitmediğini söyler. Ya değerlerimizle ters düşen bir hayat yaşıyoruzdur ya da kendimize ayırmamız gereken vakti başkalarının beklentilerine kurban ediyoruzdur.
Bu duyguyu yok etmeye çalışmak yerine, ne anlatmak istediğine kulak vermeliyiz.
Kaçışı Değil, Durmayı Seçmek
Huzursuzlandığımızda genellikle daha çok çalışmaya, daha çok alışveriş yapmaya veya sosyal medyada daha hızlı kaydırmaya meyilliyizdir. Oysa huzursuzluğun ilacı hareket değil, durmaktır.
Gün içinde sadece beş dakika bile olsa, hiçbir uyaran (telefon, müzik, televizyon) olmadan oturmak, zihindeki toz bulutunun yere çökmesini sağlar.
Kontrol edemeyeceğimiz şeyler için kaygılanmak, bugünün huzurunu yarının korkusuna feda etmektir. "Elimden geleni yaptım, gerisi akışa dahil" diyebilmek büyük bir özgürlüktür.
Huzur, büyük başarıların sonunda bizi bekleyen bir ödül değildir. Bir fincan kahvenin kokusunda, akşamüstü vuran rüzgarda veya sevilen bir dostun sesindedir.

Huzursuzluğu tamamen bitirmek mümkün olmayabilir. Çünkü insanız ve hissetmeye devam edeceğiz. Ancak onun bizi yönetmesine izin vermeyebiliriz. Huzur, dış dünyadaki gürültünün kesilmesi değil, o gürültünün ortasında bile kendi iç sesimizi duyabilme becerisidir.
Unutmayın fırtınayı durduramazsınız ama gemiyi yönetmeyi öğrenebilirsiniz

DİĞER YAZILARI Özgürlük mü, Yalnızlık mı? 01-01-1970 03:00 Bu hayatta kaldırım taşı bile olamayanlar… 01-01-1970 03:00 KIRILDIĞIMIZ YERDEN ŞİFALANMAK 01-01-1970 03:00 Göz göze bakamaz olduk 01-01-1970 03:00 Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Duvarlar Yıkılır, Gölgeler Kalır 01-01-1970 03:00 Dostluk ve Hasımlık 01-01-1970 03:00 Şüphe ve Sadakat 01-01-1970 03:00 Çizgiyi siz çekin..! 01-01-1970 03:00 İç Güzellik, Dış Güzellik 01-01-1970 03:00 Hayy’dan Gelen Hu’ya Gider 01-01-1970 03:00 Her Kayıp Bir İz Taşır 01-01-1970 03:00 Görünmez Zırhımız 01-01-1970 03:00 Yalakalık Parayla Satılmaz 01-01-1970 03:00 Kurtla Oyun Kanlı Biter 01-01-1970 03:00 Ön Yargı 01-01-1970 03:00 Seni Seven İnsanlara Güvenmek ! 01-01-1970 03:00 Cahil mi, Nankör mü?  01-01-1970 03:00 Susmak Hikmettir Sessizliğin Gücü 01-01-1970 03:00 Köksüzlükten Kök Salmaya…! 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Menfaatçi Olmayın 01-01-1970 03:00 Mutluluğu Başkasının Bahçesinde Aramayın 01-01-1970 03:00 Yaşantımız Yaptığımız Seçimlerin Toplamıdır 01-01-1970 03:00 Tavizsiz Duruş - Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli İradesi 01-01-1970 03:00 Hayır Demek Bir Haktır 01-01-1970 03:00 Sahip Olmak İstiyorsan, Önce Ait Olmayı Öğren 01-01-1970 03:00 Mesafe saygısızlığa verilecek tek cevaptır 01-01-1970 03:00 Gençliğin Sessiz Çığlığı  01-01-1970 03:00 Türkiye’de yaşlı bakım çıkmazı 01-01-1970 03:00 Görmek İstediğin Değişimi Ol 01-01-1970 03:00 Affedilen Saygısızlık 01-01-1970 03:00 Üç Şey Gizli Kalmaz Güneş, Ay ve Gerçek 01-01-1970 03:00 Suçun Gölgesinde Büyüyen Çocuklar 01-01-1970 03:00 Gerçek gazetecilik 01-01-1970 03:00 Sapanca gölü elden gitmeden 01-01-1970 03:00 Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Güven 01-01-1970 03:00 Mobbing…! 01-01-1970 03:00 Yapılana Kadar Her Şey İmkansız Görünür.! 01-01-1970 03:00 Cesaret Korkuya Direnmektir 01-01-1970 03:00 24 Temmuz Basın Bayramı 01-01-1970 03:00 Hayat Oyun Değildir 01-01-1970 03:00 Sevelim Sevilelim 01-01-1970 03:00 Kaba insanlardan uzak duralım 01-01-1970 03:00 Hayatını boşlama, yaşayarak büyü 01-01-1970 03:00 Hak Yiyenler Ahirette Hiç Üşümezler ? 01-01-1970 03:00 Korkan kişi hata yapmaz! 01-01-1970 03:00 İyilik Rahmani Kötülük Şeytani 01-01-1970 03:00 Yanlarında olalım 01-01-1970 03:00 Herkese Yakın Olan Size Uzak Olsun 01-01-1970 03:00 Kalem kılıçtan keskindir 01-01-1970 03:00 Uyuyan Düşman Tehlikelidir 01-01-1970 03:00 İftira Edeni Kirletir 01-01-1970 03:00 Siz siz olun şeytana uymayın! 01-01-1970 03:00 Dalkavukluğa özenmeyin…! 01-01-1970 03:00 180 Yıllık Bir Çınar 01-01-1970 03:00 Manipülasyona dikkat 01-01-1970 03:00 Vebal…!!! 01-01-1970 03:00 Sadakat ve İhanet 01-01-1970 03:00 Nedir bu şüphecilik 01-01-1970 03:00 Yasakları Zorlamak 01-01-1970 03:00 Sessiz çığlığın yankısı 01-01-1970 03:00 İyilik yapmak iyidir 01-01-1970 03:00 Ne mutlu eğri zamanlarda dik duranlara… 01-01-1970 03:00 İyiliğe Giden Yol 01-01-1970 03:00 Dürüst olmak çık mu zor? 01-01-1970 03:00 Huzurlu olmak! 01-01-1970 03:00 Canım Feda Olsun Vatan İçin’in Ötesinde 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte alaylı mı mektepli mi? 01-01-1970 03:00 Kolay yoldan para kazanmak 01-01-1970 03:00 Kralın Soytarıları!.. 01-01-1970 03:00 Nankörlük diz boyu 01-01-1970 03:00 Su tasarrufu yapmalıyız 01-01-1970 03:00 Yaşam trafiği! 01-01-1970 03:00 Akran zorbalığı 01-01-1970 03:00 Meraklı Bir Toplum Olduk…!!! 01-01-1970 03:00 Dedikodu 01-01-1970 03:00 İnsan paranın sahtesini, para da insanın sahtesini 01-01-1970 03:00 Sokağa çöp atmayalım 01-01-1970 03:00 Tahammülsüz olduk!!! 01-01-1970 03:00 İyiliğin gücü! 01-01-1970 03:00 internete bağımlı olduk! 01-01-1970 03:00 Kumar İlleti 01-01-1970 03:00 Çocuklar geleceğimizdir 01-01-1970 03:00 Kan bağışı yapalım 01-01-1970 03:00 Anlatım zorluğu 01-01-1970 03:00 Neden kavgacı olduk 01-01-1970 03:00 Uyuşturucu illeti 01-01-1970 03:00 Yerel basın 01-01-1970 03:00 Cemiyetçi olmak 01-01-1970 03:00 Sahte rumuzlu klavyeciler 01-01-1970 03:00