Türkiye’de yaşlı bakım çıkmazı

Murat Uygun

12-10-2025 11:29


Toplum olarak en çok övündüğümüz değerlerimizden biri aile bağlarımız ve büyüklerimize olan saygımızdır. Ne var ki, hızla yaşlanan bir ülke gerçeği ile modern yaşamın getirdiği koşullar birleşince, bu kadim değerin pratikte ne kadar zorlandığını acı bir şekilde görüyoruz. Türkiye’de yaşlı bakımı, artık yalnızca ailelerin omuzlarına yüklenemeyecek kadar büyümüş, görmezden gelinemeyecek ulusal bir sorun haline gelmiştir.
Değişen Yapı, Artan Yük
Bundan on yıllar önce, geniş aile yapısı içinde yaşlılar, evin doğal bir parçasıydı. Bakım, sevgi ve fedakârlıkla harmanlanmış, kuşaklar arası bir görevdi. Ancak artık çekirdek aile yaygınlaşıyor, kadınlar da iş gücüne katılıyor ve dikey mimari, yani apartman kültürü, komşuluk bağlarını zayıflatıyor. Büyük şehirlerde yaşayan çiftler, hem kendi hayatlarını sürdürmek hem de hastalanan, bakıma muhtaç hale gelen ebeveynlerine yeterli ilgiyi göstermek arasında eziliyor.
Dahası, yaşlı nüfusumuz hızla artarken, bakıma ihtiyaç duyanların oranı da yükseliyor. Ne yazık ki, bu büyüyen ihtiyaca cevap verecek nitelikli ve erişilebilir hizmetler aynı hızda gelişmiyor. Sayı Az, Kaygı Yüksek
Huzurevleri ve bakım merkezleri bir çözüm olmalı, değil mi? Oysa durum ortada:
 Ülke genelindeki kamu ve özel huzurevi sayısı, bakıma muhtaç milyonlarca yaşlımızın çok küçük bir kısmına yetebiliyor. Buralara kabul edilmek zor, üstelik pek çok vatandaşımızın geliri bu hizmetlerin maliyetini karşılamaya yetmiyor.
Daha da vahimi, halkımızın bir kısmı kurum bakımına güvenmiyor. En büyük endişe: ilgisizlik ve kötü muamele görmek. Bu, sadece bir tesis yetersizliği değil, aynı zamanda etik ve denetim sorunudur. Yaşlısını bir kuruma emanet etmek zorunda kalan aileler, Acaba güvende mi?kaygısıyla yaşamak zorunda kalmamalı.
Her yaşlımız, mümkünse yerinde yaşlanmak ve kendi evinde, kendi mahallesinde kalmak ister. Bu, hem psikolojik olarak daha sağlıklı hem de kültürel olarak bize daha yakındır. TÜİK verilerine göre binlerce yaşlımız evde bakım desteğine ihtiyaç duyarken, bu hizmeti alabilenlerin oranı hâlâ çok düşük.
Devlet, aileye maddi destek sağlasa da, bu yeterli değil. Evde bakım sadece maddi yardım demek değildir. Eğitimli, nitelikli bakım personeli ihtiyacı çok büyük. Yaşlı Bakımı teknikerlerinin ve diğer profesyonellerin istihdam sorunları çözülmeli, bu meslek cazip hale getirilmelidir. Ayrıca, bakımı üstlenen aile üyelerinin tükenmişliğini önleyecek psikolojik ve sosyal destek mekanizmaları kurulmalıdır.
Yaşlı bakımı, ne bireysel bir kaderdir ne de sadece bir sağlık meselesi. Toplumsal bir sorumluluktur.Sadece yatılı kurumlar değil, Gündüzlü Yaşlı Bakım Merkezleri, yaşlı yaşam evleri ve tam donanımlı Evde Bakım Hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.Huzurevlerinde ve evde bakımda personel niteliği artırılmalı, kötü muameleyi önlemek için denetimler sıkılaştırılmalı ve etik kurallar titizlikle uygulanmalıdır. Huzurevlerinde ilgi ve sevginin ön planda olduğu bir kültür oluşturulmalıdır. Yaşlı Yoksulluğuyla Bakım hizmetlerinin yaşlının gelir durumuna göre oranlanması ve maliyetin devlet tarafından daha fazla sübvanse edilmesi şarttır. Hiçbir yaşlımız onurundan ödün vermemelidir.
Yaşlılarımıza hak ettikleri değeri ve konforu sunmak, sadece insani bir görev değil, aynı zamanda geleceğe yapılan bir yatırımdır. Çünkü hepimiz bir gün yaşlanacağız. Onların refahı için gösterdiğimiz çaba, aslında kendi geleceğimizin güvencesidir. Bu, kültürümüzün bize öğrettiği, ancak modern dünyanın unutturmaya çalıştığı en temel hakikattir.
Bu devasa sorunu çözmek için topyekûn bir seferberlik başlatmalıyız. Yoksa, geleneklerimizden aldığımız gücü yitirerek, yaşlısına bakamayan bir toplumun vicdan yükü altında ezilmeye devam edeceğiz.
Unutmayalım ki bizlerde yaşlanacağız
Empati yapalım

Esen Kalın,

DİĞER YAZILARI Mücadele Yoksa Gelişim de Yoktur 01-01-1970 03:00 İlk Hatan, Son Hatan Olur 01-01-1970 03:00 Özgürlük mü, Yalnızlık mı? 01-01-1970 03:00 Bu hayatta kaldırım taşı bile olamayanlar… 01-01-1970 03:00 KIRILDIĞIMIZ YERDEN ŞİFALANMAK 01-01-1970 03:00 Göz göze bakamaz olduk 01-01-1970 03:00 Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Duvarlar Yıkılır, Gölgeler Kalır 01-01-1970 03:00 Huzursuzluğu Yenmek mi ?  01-01-1970 03:00 Dostluk ve Hasımlık 01-01-1970 03:00 Şüphe ve Sadakat 01-01-1970 03:00 Çizgiyi siz çekin..! 01-01-1970 03:00 İç Güzellik, Dış Güzellik 01-01-1970 03:00 Hayy’dan Gelen Hu’ya Gider 01-01-1970 03:00 Her Kayıp Bir İz Taşır 01-01-1970 03:00 Görünmez Zırhımız 01-01-1970 03:00 Yalakalık Parayla Satılmaz 01-01-1970 03:00 Kurtla Oyun Kanlı Biter 01-01-1970 03:00 Ön Yargı 01-01-1970 03:00 Seni Seven İnsanlara Güvenmek ! 01-01-1970 03:00 Cahil mi, Nankör mü?  01-01-1970 03:00 Susmak Hikmettir Sessizliğin Gücü 01-01-1970 03:00 Köksüzlükten Kök Salmaya…! 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Menfaatçi Olmayın 01-01-1970 03:00 Mutluluğu Başkasının Bahçesinde Aramayın 01-01-1970 03:00 Yaşantımız Yaptığımız Seçimlerin Toplamıdır 01-01-1970 03:00 Tavizsiz Duruş - Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli İradesi 01-01-1970 03:00 Hayır Demek Bir Haktır 01-01-1970 03:00 Sahip Olmak İstiyorsan, Önce Ait Olmayı Öğren 01-01-1970 03:00 Mesafe saygısızlığa verilecek tek cevaptır 01-01-1970 03:00 Gençliğin Sessiz Çığlığı  01-01-1970 03:00 Görmek İstediğin Değişimi Ol 01-01-1970 03:00 Affedilen Saygısızlık 01-01-1970 03:00 Üç Şey Gizli Kalmaz Güneş, Ay ve Gerçek 01-01-1970 03:00 Suçun Gölgesinde Büyüyen Çocuklar 01-01-1970 03:00 Gerçek gazetecilik 01-01-1970 03:00 Sapanca gölü elden gitmeden 01-01-1970 03:00 Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Güven 01-01-1970 03:00 Mobbing…! 01-01-1970 03:00 Yapılana Kadar Her Şey İmkansız Görünür.! 01-01-1970 03:00 Cesaret Korkuya Direnmektir 01-01-1970 03:00 24 Temmuz Basın Bayramı 01-01-1970 03:00 Hayat Oyun Değildir 01-01-1970 03:00 Sevelim Sevilelim 01-01-1970 03:00 Kaba insanlardan uzak duralım 01-01-1970 03:00 Hayatını boşlama, yaşayarak büyü 01-01-1970 03:00 Hak Yiyenler Ahirette Hiç Üşümezler ? 01-01-1970 03:00 Korkan kişi hata yapmaz! 01-01-1970 03:00 İyilik Rahmani Kötülük Şeytani 01-01-1970 03:00 Yanlarında olalım 01-01-1970 03:00 Herkese Yakın Olan Size Uzak Olsun 01-01-1970 03:00 Kalem kılıçtan keskindir 01-01-1970 03:00 Uyuyan Düşman Tehlikelidir 01-01-1970 03:00 İftira Edeni Kirletir 01-01-1970 03:00 Siz siz olun şeytana uymayın! 01-01-1970 03:00 Dalkavukluğa özenmeyin…! 01-01-1970 03:00 180 Yıllık Bir Çınar 01-01-1970 03:00 Manipülasyona dikkat 01-01-1970 03:00 Vebal…!!! 01-01-1970 03:00 Sadakat ve İhanet 01-01-1970 03:00 Nedir bu şüphecilik 01-01-1970 03:00 Yasakları Zorlamak 01-01-1970 03:00 Sessiz çığlığın yankısı 01-01-1970 03:00 İyilik yapmak iyidir 01-01-1970 03:00 Ne mutlu eğri zamanlarda dik duranlara… 01-01-1970 03:00 İyiliğe Giden Yol 01-01-1970 03:00 Dürüst olmak çık mu zor? 01-01-1970 03:00 Huzurlu olmak! 01-01-1970 03:00 Canım Feda Olsun Vatan İçin’in Ötesinde 01-01-1970 03:00 Gazetecilikte alaylı mı mektepli mi? 01-01-1970 03:00 Kolay yoldan para kazanmak 01-01-1970 03:00 Kralın Soytarıları!.. 01-01-1970 03:00 Nankörlük diz boyu 01-01-1970 03:00 Su tasarrufu yapmalıyız 01-01-1970 03:00 Yaşam trafiği! 01-01-1970 03:00 Akran zorbalığı 01-01-1970 03:00 Meraklı Bir Toplum Olduk…!!! 01-01-1970 03:00 Dedikodu 01-01-1970 03:00 İnsan paranın sahtesini, para da insanın sahtesini 01-01-1970 03:00 Sokağa çöp atmayalım 01-01-1970 03:00 Tahammülsüz olduk!!! 01-01-1970 03:00 İyiliğin gücü! 01-01-1970 03:00 internete bağımlı olduk! 01-01-1970 03:00 Kumar İlleti 01-01-1970 03:00 Çocuklar geleceğimizdir 01-01-1970 03:00 Kan bağışı yapalım 01-01-1970 03:00 Anlatım zorluğu 01-01-1970 03:00 Neden kavgacı olduk 01-01-1970 03:00 Uyuşturucu illeti 01-01-1970 03:00 Yerel basın 01-01-1970 03:00 Cemiyetçi olmak 01-01-1970 03:00 Sahte rumuzlu klavyeciler 01-01-1970 03:00