Şikayetlerin havada kaldığı, denetimlerin yetersiz kaldığı bu tabloda; kâr hırsı, insan sağlığını ve doğanın geleceğini acımasızca öğütüyor.
Sanayicinin Kârı, Halkın Zehri Oldu
Bölgedeki fabrikaların arıtma maliyetlerinden kaçmak için kimyasal atıklarını doğrudan sulama kanallarına boşalttığı iddiası, suyun rengiyle tescillenmiş durumda. Bir zamanlar "cam gibi" akan ve içerisinde balıkların yaşadığı kanallar, bugün simsiyah birer zehir tüneline dönüşmüş halde. Kendi üretim süreçlerinde çevreyi "bedava atık sahası" olarak gören sanayiciler, sadece ekosistemi değil, doğrudan insan hayatını hedef alıyor.
Çiftçi Çaresiz: "Ya Kuruyacağız Ya Zehirleyeceğiz"
Bölge çiftçisi korkunç bir ikilemle baş başa bırakılmış durumda: Ya tarlasını bu kimyasal bulamaçla sulayıp mahsulünü zehirleyecek ya da üretimden vazgeçip aç kalacak. Çiftçiler, elleriyle besleyip büyüttükleri toprakların sanayi atıklarıyla "öldürülmesini" izlerken, bu suyla yetişen ürünlerin hem kendi sağlıklarını hem de tüketicinin canını tehlikeye attığının bilincindeler.
"Eskiden burada balık tutardık, şimdi canlı namına bir şey kalmadı. Bu suyu tarlaya vermek, aslında insanlara zehir yedirmektir," diyen üreticiler, yetkililerin vurdumduymazlığına isyan ediyor.
Tüketiciler Büyük Tehlike Altında
Mesele sadece Ferizli’nin yerel bir sorunu değil; bu kanallardan sulanan sebze ve meyveler pazar tezgahlarına, oradan da binlerce insanın mutfağına giriyor. Ağır metaller ve kimyasal atıklarla harmanlanmış toprakta yetişen gıdalar; kanserden organ yetmezliğine kadar geniş bir yelpazede sağlık felaketine davetiye çıkarıyor.
Yetkililere Çağrı: Bu Katliamı Durdurun!
Göz göre göre gelen bu çevre felaketine karşı sessiz kalmak, suça ortak olmaktır.
-
Acil Denetim: OSB bünyesindeki işletmelerin arıtma tesisleri 24 saat esaslı denetlenmeli.
-
Ağır Yaptırım: Doğayı ve halk sağlığını hiçe sayan işletmelere sadece para cezası değil, faaliyet durdurma ve hapis cezaları gibi caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.
-
Toprak Analizi: Bölgedeki kirliliğin boyutu bilimsel olarak ölçülmeli ve riskli ürünlerin tüketime sunulması engellenmeli.
Doğa kendisinden çalınanı geri alır ancak insan sağlığı geri gelmez. Ferizli’deki bu kara tablonun sorumluları, sadece doğayı değil, geleceğimizi de kirletiyor.



