ABD ve İsrail ‘in İran ‘a savaş açması ve İran ‘ın 50 – 60 kişi olarak belirtilen üst düzey yönetim kadrosunda yaşanan kayıplar, Orta Doğuda ve özellikle körfez bölgesinde giderek büyüyen ve çok tehlikeli bir duruma erişen bir durumu işaret ediyor.
İlk füze dalgasının ardından çatışmalar sınırlı bir misillemeden çıkmış geniş bir savaşa evrilmiştir. İran Hürmüz Boğazını kapatmış, gemiler rota değiştirerek geri dönmeye başlamış, akaryakıt ürünlerinin gerekli ülkelere ve limanlara ulaşamaması küresel piyasaları sarsmış ve sarsıntı giderek artarak dünya ekonomisi hızla bir kaosa dönüşmeye devam etmektedir.
Çünkü dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçmektedir. Körfezin kapatılması nedeniyle en çok etkilenen ülkelerden biri Türkiye olmuştur.
Türkiye petrol ve türev ürünlerinin ithalatçısı bir ülke olduğu için akaryakıt fiyatları sert yükselmiş dolayısıyla taşımacılık maliyetleri artmış, üretim ve gıda fiyatları yükselmeye başlamıştır.
Menkul kıymetler borsasında da sert düşüşler meydana gelmiş, yerli yatırımcılarda birikimlerini korumak amacıyla döviz ve altına yönelmeye başlamış bunun sonucunda ithal girdi maliyetleri artmaya başlamış, risk primleri yükselmiş söz konusu finansal şok, enflasyonda artış, yatırımlarda gerileme meydana getirmiştir.
Petrol varil fiyatlarında her 10 dolarlık artış cari açığı yaklaşık 2.5 milyar dolar ve enflasyonu 1 puan yükseltmekte olup kurda ve diğer enerji fiyatlarında eş zamanlı artış yaşanması halinde bu etki cari açıkta 5 milyar dolarda enflasyonda ise 1.5 puana kadar çıkabilir.
Hükümet tarafından açıklanan orta vadeli programda 2026 yılında petrol fiyatının ortalama 65 dolar olacağı varsayılmıştı. Petrolün 90 – 100 dolara yükselmesi durumunda cari açığın yaklaşık 10 milyar dolar, enflasyonun 4 – 4.5 puan artması söz konusu olabilecektir. Böyle bir durum faizlerin düşürülmesi beklentisini imkansız hale getirebilir.
Şayet Hürmüz Boğazı uzun bir süre kapalı kalır ve enerji fiyatları yüksek düzeylerde kalıcı hale gelirse enflasyon daha yükselebilir. Yüksek enerji maliyeti üretimin düşmesine neden olabilir. İhracatımız zayıflayabilir cari açığımız büyür, borçlanma maliyetlerimiz daha da artabilir. Havacılık ve Turizm gelirlerimizde azalabilir.
Gürkan CANOL
Yeminli Mali Müşavir
Maliye Bakanlığı Eski Vergi Müfettişi
