Op. Dr. Aytekin Ertuğrul
draertugrul@hotmail.com
Bugün 29 Nisan 2026 tarihidir. 23 Nisan 1920 tarihinin 106. Yılıdır. TBMM mizi analım. Köy Enstitülerini analım. Eğitimizin ne hale getirildiğine bakalım. Paralarımızın değerine bakalım. Yaptıklarımızı gafletlerimiz değerlendirelim. Bir ABD doları 45.020.000 TLdir. Acı acı yazalım. Göçüp giden hocalarımızı analım: Sayın Mahmut Makal’ı Sayın Fakir Baykurt’u Sayın Ferdi Kartal’ı, Sayın Talip Apaydın’ı, Sayın Şair Ali Yüce’yi analım, Sayın Abdullah Özkucur hocamızı ve Sayın Selahattın Koçak Hocalarımızı rahmetlerle çiçeklerle anılarla analım. Allah hepsine Rahmet etsin. Onlar Türk milletinin Anadolu'da ebediyen yaşaması mücadelesinin gazileri ve kahramanlarıdırlar.
Köy Enstitülerinden 17.000 Mahmut Makal yetişmiştir. Bir 17 bin daha , bir 17.000 daha , bir 17.000m daha Mahmut Makal yetişebilseydi bir ABD Doları bugün (29. Nisan 2026) 45.020.000 ulaşabilir miydi. Kesinlikle ulaşamazdı. Çünkü o öğretmenler talebelerine Atatürk’ün DENK bütçe direktifini de öğretiyorlardı. Onlar talebelerine seçimlerde ABD Dolarını 45.020.000 YL ye yükseltenlere değil TL mizi ABD dolarının karşısında 86 kuruştan sabit tutanlara oy verdireceklerdi.
Gülistan Doku Soruşturması Nedir?
Geçen hafta aynen şunu yazmıştık. Tekrarlarım: Gülistan Doku Faciası yaşanmıştır. Yaşanmaktadır. Gülistan Doku olayı 14 Mayıs 1950 de Türkiye Cumhuriyetini, yıkmak üzere yola çıkan dâhili ve harici bedhahların faaliyetlerinden ayrı ve müstakil olarak düşünülemez.
Gülistan Doku'yu öldüren de budur.
Acı bir olaydır. Yaşanmaması gereken bir acı olaydır. Açık bütçelerin ve Laik Eğitimden uzaklaşma gafletlerinin bizi getirdiği noktadır. Hukukumuzun bittiği yerdir. Oğlunu korumak ve saklamak için yapamayacakları olmayanların Vali olarak seçildikleri ve atandıkları bir düzenin bir olayıdır. Son Linkini sunuyorum. Linkteki haberin bir haber ustası muhabir tarafından hazırlandığını da düşünelim. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti bu acı olaydan derin yaralar almıştır. Atalarımız ne demişlerdir.? ” Zararın neresinden geri dönebilirseniz kardır.” O bizim yeğenimizdir. Kızımızdır. Yavrumuzdur. Allah rahmetini esirgemesin Allah bu ve benzeri, olaylardan Türk Milletini korusun. Geldiğimiz noktaya gelince: “Bilimi Çin’den alıp getirmeyen Türk milletinin ve yöneticilerimizin acı dramlarıdır.”
İşte olayımızın acı ve son bir linki daha
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-gulistan-doku-sorusturmasinda-flas-gelisme-43158908
14 Mayıs 1950 nin yolcuları:
Doğru ROTA Atatürk yolu dururken nedir bu gaflet dalalet ve……… yolunun yolcuları. Kitap defter tarih bilim tarihteki acı dersler ne oldu? Neden bu rota bunlara göre değil de müstevlilerimizin planlarına göre çiziliyor: “Yeter Söz milletindir”. 14 Mayıs 1950 yolunda bu sloganımızı DP söylüyordu. Durmak yok yola devam da bizin sloganımızdır. Yeter söz milletindir de bizimdir. Atatürk bizim yolumuzu TBMM deki konuşmalarının birinde çizmiştir. İşte Atatürk’ün o tarihi konuşması:
Efendiler, bizim hükûmetimiz demokratik bir hükûmet değildir, sosyalist bir hükûmet de değildir ve gerçekten kitaplardaki hükûmetlerin, … Hiç birine benzemeyen bir hükûmettir. Fakat millî egemenliği, millî iradeyi belirten bir hükûmettir. Bu nitelikte bir hükûmettir. Sosyal bilim bakımından bizim hükûmetimizi ifade etmek gerekirse (halk hükûmeti) deriz. Efendiler, biz hakkımızı koruyup gözetmek, bağımsızlığımızı emin bulundurmak için genel kurulumuzca, milletin bütünlüğümüzce bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı milletin tümüyle savaşmayı caiz gören bir mesleği izleyen insanlarız….. Fakat ne yapalım ki demokrasiye benzemiyormuş, sosyalizme benzemiyormuş, hiçbir şeye benzemiyormuş! Efendiler, biz benzememekle ve benzememekle öğünmeliyiz! Çünkü, biz bize benziyoruz, efendiler! (Aralık 1921, S.D. II)
Egemenlik ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye; görüşme ile, münakaşa ile verilmez. Egemenlik, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır….. Bu bir olup bittidir. 1922 (Nutuk II, S. 691)
NOT: 14 Mayıs 1950 den sonra Ankara’da en az bulunan şey ulusal egemenliği temsile devam eden( Ulusal paranın değerini DENK bütçelerle koruyan) TBMM dir.