Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

(E ) Dz. Tbp. Kd. Alb.

Sayın Özgür Özel’e ilk CHP Genel Başkanı seçildiği zaman yazdığım haftalık yazımda aynen şöyle yazmıştım: Özgür Özel bir eczacıdır. Türk Milletine Atatürk’ün reçetelerinde yazmadığı hiç bir ilacı vermeyecektir. Nitekim öyle oldu. Geldiği günden beri Atatürk’ün reçete etmediği ilaçları Türk milletine vermemeye çalıştı. Şimdi ayni şeyi daha gür sesle söylüyorum ve daha büyük harflerle yazıyorum. “Beni Türk Hekimlerine emanet ediniz” denildiği zaman. Bana sadece ve sadece Türk hekimlerinin reçeteme yazdığı ilaçları veriniz demektir.

Türk hekimleri burada bir semboldür. Bu “Türk siyasetçileri” anlamındadır. Türk siyasetçileri Atatürk’ün reçetesinde yer almayan

· Açık bütçeler

· Laik eğitimde uzaklaşmalar

· Karşılıksız para basmalar

· Sağa sola borçlanmalar

· Ayağını yorganına göre uzatmayarak Tük milletini Haçlılara muhtaç etmeler vs.

Atatürk’ün reçetelerinde bulunmayan ilaçlar 14 Mayıs 1950 den sonra bol miktarda Türk milletine verilmiştir.( Açık bütçeler ve Eğitim birliğinden uzaklaşmalar vs. )Artık bu zehirli ve zararlı ilaçlara paydos demenin zamanı gelmiştir. Bu gün sevincimizi yazdık. Atatürk’ün ilaçlarını ve reçetelerini tekrar hatırladık. Ecz. Sayın Özgür Özel kardeşimiz sana açık çek. Atatürk reçetelerindeki ilaçları kullandığınız sürece Tük Milleti %100 yanınızda olacaktır. Atatürk’ün reçetesinde yazılı olmayan ilaçlar verilirken kayıtsız kalırsanız. Size de DUR demek zorundayız. Örnek açık bütçeler. Ama hayır. Hiç bir şekilde ve hiç bir zaman Atatürk’ün reçete etmediği ilaçları asla Tük milletine vermeyin. Ve verdirmeyin. Anayasamızın 150. Maddesi size bu konuda yetki vermiş görev ve vecibe yüklemiştir. Verirseniz ne olacağının örneği önümüzdedir, Günümüzdedir. 14 Mayıs 1950 den sona geçirdiğimiz tarihi surecindedir.

AKP’den Son 3 Gün İçinde 8 il Başkanı İstifa Etti.

AKP den son 3 gün içinde 8 il başkanı istifa etti. Haberi aşağıdaki linktedir.(*)

Bu il başkanlarının kim oldukları a ili b ili c ili vs. önemli değildir, Önemli olan AKP li vatandaşlarımızın dahi AKP uygulamalarını anladıklarının ve aldatıldıklarının artık anlamış olmalarıdır. İşte AKP+ MHP birlikteliği sürecinin kısa özet karnesi( 15 Eylül 2025)

· Çeyrek altın 24 TL den 7891 TL ye çıkmıştır. Artış 328 mislidir

· Gram Altın 18 TL den 4843 TL ye çıkmıştır. Artış 269 mislidir

· Bir ABD doları 1320000 TL den 41.380.000 TL ye çıkmıştır. Artış 31 mislidir

Bu tabloyu gören okuryazar herkes AKP nin yaptığı gafleti, dalaleti ve yıkımı görür. AKP den ayılır.

Açık bütçeler yaparak;

· Atatürk’e göre bağımsızlığımızı kaybettik.

· İsmet Paşaya göre de Türk Milleti tam manasıyla iflasa sürüklenmiştir.

Türk milletinin sinesine dönen. 8 AKP il başkanımızın da gördüğü benimsemediği kabul etmediği bu sürece iştirak etmekten artık vaz geçmeleridir. Yaptıkları budur. Bu karneyi yaratanlara hala oy verenler varsa onlara da bu karneyi ulaştıralım. Her karış

toprağını şehit kanları ile sulayarak kurduğumuz Cumhuriyetimiz Müstevlilerimizin talimatı ile 14 Mayıs 1950 den beri yapılan açık bütçelerle yıkılmaktadır. “ Durum vahimdir, Ama umutsuz değildir.” Çünkü Türk Milleti 31 Mart 2024 te bu yola azimle çıkmıştır. Büyük Türk Milleti bu yolun sonunda TL mizin değerini Cumhuriyet tarihinde hiç görülmemiş bir, düzeyde düşürerek kendi eli ile seçtiği yöneticilerinin Haçlılara hizmet ettiklerini görmüş ve saptamıştır. Önümüzdeki yıllarda Türk siyasetinin ana yolu olarak Atatürk tarafından emredildiği gibi DENKI bütçe yolundan gidilecektir.

Özetlesek Gelecekte: Denk bütçe+ Laik eğitim+ Tam bağımsızlık + Kayıtsız şartsız ulusal egemenlik rotasından gidilecektir. Atatürk’ün askerlerinin yolu budur.

(*) https://tr.euronews.com/2025/09/20/ak-partide-pes-pese-istifalar-uc-gun-icinde-

Cumhuriyetimiz Yıkılırken Doludizgin

Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

draertugrul@hotmail.com

Mehmet Akif Ersoy diyor ki: Atatürk Kurtuluş Savaşımızı kazanmasaydı ben İstiklal marşımızı nasıl yazacaktım. Bende naçizane diyorum ki. Atatürk ve İsmet paşa olmasalardı. Açık bütçeleri lanetleyen ve hainlik olarak betimleyen direktifleri olmasaydı biz Türk yazarları yazılarımızı ve kitaplarımızı nasıl yazacaktık. İşte Atatürk ve İsmet Paşamızın o direktifleri:

a) Atatürk’ün direktifleri

· Bugünkü savaşmalarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünü ise ancak mali bağımsızlıkla mümkündür. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır.

· Milli paranın kudretini beynelmilel buhrana karşı masun bulundurmak başlıca gayemizdir

· Açık bir bütçenin sayısız sakıncalarını iyi bilen TBMM nin DENK bütçe yönünde kesin karar sahibi bulunması devletin mali ve hatta genel politikası için büyük güvencedir.

b) Milli Şef İsmet İnönü’nün direktifleri

· Enflasyon politikası, iktidarın daha ilk yıllarından itibaren iktisadi bünyeyi süratle takatinden düşürerek 1952 yılının son baharı başlarında, memleketi tam manasıyla iflasa sürüklemiştir. Kelimeyi tartarak kullanıyoruz.

· Bütçe açığı, bir milleti, rutubetin bir binayı çökertmesi gibi yok eder

· Altın ve döviz fiyatlarının daima, yükselme suretinde bir istikametten, bir türlü ayrılamaması, iktisaden zayıf tabakaların her gün biraz daha sefalete uğraması hükumete itimadı kıran başlıca amillerdir

· Para kıymetine itimadın sarsılması için, başka bir unsur olmasa, kudretini enflasyondan almak isteyerek ayakta durmaya çalışan bir iktisadi politikanın sahibi hükümetin vücudu başlı başına amme itimadını sarsan bir sebeptir. İsmet İnönü

.Bu gün 9 Eylül 2025 Salı. Altında ve Dolarda zirvedeyiz. Gram altın 4755 YTL ve ABD doları ise 41.240.000 TL dir. 9 Eylül 1922 de TBMM orduları İzmir’e girmiş ve dâhili ve harici bedhahlarımızın ordularını denize dökmüştür. Türk Milleti hala daha o emri tekrarlamaktadır.

“ODULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ”

O tarihte bir ABD doları 80 kuruş ve bir gram altın ise 18 TL idi. Ve bizim Ebedi Başkomutanımız TBMM başkanı ve TBMM orduları Başkomutanı yukarıdaki emri veriyordu. Şimdi ise bu emirleri verecek böyle bir paramız ve yurdumuzu düşmandan temizleyecek ordularımız ve bu emri verecek başkomutanımız da yoktur. Türk milleti öksüz ve Başkomutansız kalmıştır.

Anayasa ve Hukuk Nerededir

Artık öyle bir yere geldik ki herkesin sözden ve eylemden çekinerek evine döndüğü anı yaşamaktayız. Yazının sözün bittiği yer işte burasıdır. ADD Genel Başkanı Askeri hekimdir, İşte o diyor ki:

YSK bu gün, CHP nin itirazını ret ederek;

Hem varlık nedenini ve görevini inkâr etmiş

Hem seçim hukukunu ortadan kaldırmış

Hem seçimsiz iktidar arayışlarına destek vermiş

Hem de 16 Nisan 2017 Mühürsüz zarflarla yapılan referandum ile 2018 ve 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri, için iptal davası açmanın yolunu göstermiştir.

Bundan böyle YSK kararlarının kesin ve yargı yoluna kapalı olduğu hükmü bizzat YSK tarafından ortadan kaldırılmıştır / Ki bu açık bir Anayasa ihlalidir.

Artık zaman sınırı olmaksızın seçim kurulları denetimindeki her seçim ve referandum ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinde iptal davası açabilecektir.

Dr. Hüsnü Bozkurt

ADD Genel Başkanı.

 

 

Müstevlilerimiz Cumhuriyetimizi Yıkma Görevini Kime Vermişlerdir?

· Anayasamızın 81. Maddesi TBMM üyelerinin yeminidir, Yeminin temel paragrafı şudur:

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; ……….. Büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Bu metin TBMM üyelerinin ettikleri yemin metnidir. Ama aynı zamanda bir Anayasa hükmüdür. AKP+ MHP birlikteliği” Devletin varlığı ve bağımsızlığı için Anayasamız gereği birleşeceklerine iktidardakilerin TOMA’larla ve gazlarla CHP ye saldırmaktadırlar. İşte bu Kaynağını Anayasamızdan almayan bir gaflet uygulamasıdır.

· Atatürk ne diyor. Bağımsızlığın korunması için İLK ŞART bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır. 14 Mayıs 1950 den sonra ve de özellikle 2003 ten sonra ilaç için bir tane de olsa DENK bütçe yok. 2025 merkezi bütçemiz ise 1( bir) Trilyon 930 milyar açıktır. Acaba Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine Müstevlilerimiz tarafından bütçeleri açık yaparak Cumhuriyetimizi yıkma görevleri de mi verilmiştir, İnsanoğlu çiğ süt emmiştir. Aklına bazı daha derin sorular da geliyor.