Op. Dr. Aytekin Ertuğrul
draertugrul@hotmail.com
Bayram bitti. Gerçeklerle baş başa kaldık. Yazımıza bir Günlük Gazeteye yansıyan haber özetleri ile başlayalım.
- - Sağlık dünyası Genç doktorlar Kübra Yılmaz’la Yaren Mercan’a ağlıyor. Yaren Yılmaz motosikletle kaza yaptı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kübra Yılmaz ise yaşadığı rezidansın 9. Katından düştü. Ve hayatını kaybetti. Olay kaza mı cinayet mi araştırılıyor
- - Çakarlı araçla gelen katil çıktı gözaltına alındı
- - Vatandaş sofrasını borçla kuruyor. CH milletvekili Ömer Fethi Gürer yayınladığı Video ile halkın nasıl bir borç batağında olduğunu anlattı
- - Mübarek bayram günü Mahalle kana bulandı Çocuk kavgası katliama döndü. Üç kişi yaşamını kaybetti. Yaralanan 22 yaralı ise hastaneye kaldırıldı
- - Diyarbakır’da yine bebek katilinin mesajı okundu.
- - Hayali doğum gününe 139.000 Dolar gönderdiği tespit edildi
- - Polisin gözü önünde KADIN cinayeti işlendi
- - Camide çıplak dansa gözaltı. Karara karşı şüpheli çok pişman olduğunu söyledi
- - Mazota dev bir zam daha geliyor.
- - Silah zoru ile kaçırıldı. Polisin yanında katledildi. Meryem’i kurtaramadık
- - 3 kişi daha bayram kazalarında hayatlarını kaybetti
- - Karısını öldürdü paylaşım yaptı”
- - Alkollü iş yeri sahibi müşteriyi öldürdü
- - İki arkadaşın kavgası cinayetle SON buldu
- - Çifte Cinayetin altından “Borç meselesi çıktı”
Bu haberlerden ne anlamak gereklidir. İsmet paşa 1957 tarihinde demiştir ki.
- • Bütçe açığı, bir milleti, rutubetin bir binayı çökertmesi gibi yok eder
Bütçe açığı bir milleti rutubetin bir binayı yok etmesi gibi yok eder. Yalnızca milleti mi yok eder. Yöneticileri de yok eder. Bu gün yaşadıklarımız ise sonuçlardır. Bütçe açığının giderek yöneticileri de yok etmesidir.
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir denilmişti. Çarşamba açık bütçelerdir. Perşembe ise haberlerimizde yer alan vatandaşlarımızın çektiği acılardır: Hala daha bu acıların açık bütçelerden kaynaklandığını görmeyen okumayan ve kafa yormayan insanların yönetimindeyiz. Bu yönetim bundan sora ne getirip ne götürür bilmiyoruz Ama sabit noktalara tutunarak şunu yazabiliriz AKP+ MHP birlikteliği bir gram altının 18 TL den devralmıştır. Bugün gram altın 6405 TL dir. Bölelim 6405:18=355. Bu ne demektir. Bu gaflet dalalet ve hatta hıyanet demektir. Bir gram altın 18 TL den 355 misline çıktığı zaman akan sular durur ne yazarsan yaz gerçeği tam ifade etmez. Çünkü iş şirazesinden, yörüngesinden, yolundan, ve amacından uzaklaşmış demektir. Her satın aldıklarımızın alış veriş sepetine koyduklarımızın fiyatı 355- 370 misli arasında yükselmiş demektir. ACI AMA GERÇEK.
Şimdi gelelim sadede. Altını 355 misline çıkaran politikalar nasıl uygulanmaktadır. Neden uygulanmaktadır. Neden olacak. Her şey, her toplantı, her yardım paketi, ve aklınıza gelen tüm ilişkilerde 9 Eylül 1922 nin intikamını almak amacına yöneliktir. TBMM orduları 9 Eylülde İzmir’e girdiği zaman orada İngiliz ve ABD donanmasına bağlı gemiler vardı. Onlara dön emri verildi. Onlar da “ Geldikleri gibi geri döndüler” İşte kuyruk acısı bundan dolayıdır. Bunun telafisi özrü vs. yok. Türk milletinin misafirperverliği ve nezaketi daha fazlasını yazamıyor. Atatürk buna izin vermiyor. Misafirlerimiz 2003 ten bu yana çeyrek altını 355 misline çıkaran bütçe politikaları izlemişler ve bize de izletmişlerdir. Ne yazık ki misafirperverliğimiz bu tarihi gerçekleri anmadan konuşmamıza ve yaşamımıza devama izin vermiyor.
