Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

draertugrul@hotmail.com

Geçen Haftaki yazımızın başlığı şu idi. “Yaşadığımız Acılardan 2026 Bütçesindeki 2, 713 Triyon açık sorumludur.” Evet bu gaflet aynen devam ediyor. Çare ise bu bütçeyi yeniden revize etmek ve DENK yaparak çıkarmaktır dedik. Ama o işle ilgili olanların kulakları duymuyor. Aynen bütçe açığı devam ediyor. Ama yanlışın yanlışı yolda yani CHP yi yok etmek yolunda azimli ve kararlı ilerlemeler de devam ediyor.

 

Butlan Ve Kesinleşmemiş Kararlar Yürütülmemelidir

2017 referandumu ile sonuçları şöyle açıklanmıştır" Atı alan Üsküdar'ı geçti". Nitekim bu referandum ile Türk milletinin %93 çoğunlukla evet dediği kuvvetler ayrılığına dayanan 1982 Anayasası mühürsüz zarflar da geçerli, sayılarak ancak %51,41 oranında ve 1.374.000 Oy farkı ile  ucu ucuna kabul edilmiştir. Bu açıdan balkınca hukuken mutlak butlan oluşmuş bir REFERANDUM ile karşı karşıyayız. Meslek ve vatan sevgisinde sınır tanımayan Av. Hüseyin Cimşit'in. Konu ile ilgili olarak hazırladığı örnek dilekçesi  ve karar metinleri internette dolaşmaktadır.

 

Türk milleti her  önüne geleni tahta çıkaran ve her yapılanı yutan bir millet değildir. Türk milleti Atatürk yolu, bilim yolu, Yüce Peygamber yolu olmayan karanlıklara sürüklenemez. Hukuk yolundan giderek itirazlarımızı yapmak biz Türk Milletine en yaraşan yoldur.  Pratikte  Sayın Cimşit’le koordine kurularak mücadele Türk Milletinin bütününce omuzlanabilir. Yaşanan olayların temelinde hukuk çok az da olsa yoktur. CHP yi yok etmekle demokratik hukuk devletimizin yok edilmesi paraleldirler. Çok ağır bir duraktayız  Herkesin elinden geleni yapması gereken günlerin içinden geçiyoruz. 

Açık Bütçeli Sistem Değişmeli DENK Bütçeye Yani Atatürk Dönemine Dönülmelidir.

Basındaki önemli yazarlarımız dahi Tek adam sistem artık değişmeldir yazılarını yazmaya başladılar. Biz kuvvacıların son kuşağı diyoruz ki. Atatürk dönemine dönelim. Varsın bize tutucu desinler.  Bilim ve devrimler konusunda tutucuyuz. Atatürk sistemindekileri sayalım. Hangisinin zararını gördük ki Atatürk’ten uzaklaştık. Anayasamıza göre Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarma yetkisi sınırlıdır. Kanunla düzenleme yapılmış hizmetlerde       " Cumhurbaşkanlığı KARANAMESİ" çıkarılamaz. Kanunla düzenlenmiş icraatlar Kararname ile bağlantılarından kopararak esas amacından uzaklaştırılmalar sürüyor. Hala bu bağlantının TSK lerine vereceği milli Zararları dile getiren bile yok. Keza Askeri hastaneler neden sağlık bakanlığına bağlandı. Anayasa ihlali burada da sürüyor. Anayasamızın 166. Maddesi her gün her saat çiğneniyor. 166 Maddemizin en önemli içeriği" Fiyatlarda istikrar sağlamaktır" Fiyatların açık bütçelerle yükseltilmesi, Anayasamızı ihlaldir. Anayasamızın bu ihlali her gün 24 saat devam ediyor. Anayasamızda bu madde varken açık bütçe ve enflasyon yapılamaz. Ama sadece orda yazılı durmaktadır. Muhalefet derin uykudadır. Üniversiteler derin uykudadır. STK lar derin uykudadırlar. Ben de bazı değerli yazarlar gibi düşünüyorum. Bu düzen değişmelidir. Yerine Atatürk'ün 1923-1938 arasında uyguladığı:

Laik düzen,

• Denk bütçeli Ekonomik düzen,

• Devletçiliği esas alan karma ekonomik dizen konulmalıdır. 

Bugün yürürlükteki Anayasamızla bu önerdiğim Atatürk dönemi uygulaması yapılabilir.

Ancak bugün yürüttüğümüz açık bütçeler ve enflasyon bataklığına sürüklenen uygulamalar Anayasamızın 166. maddesine açıkça hukuk devleti ilkesine doğal olarak aykırıdır. Yapılamaz ve yürürlüğe konulamaz.

Anayasamızı ihlal suçu 14 Mayıs 1950 den beri tüm hızı ile müstevlilerimizin öneri ve desteleri ile sürdürülmektedir.