Op. Dr. Aytekin Ertuğrul
draertugrul@hotmail.com
Sayın Tanzer Ünal (31.07.2026) tarihli linki aşağıda yer alan yazasında kırmızı et konusunu incelemiştir. Özetle demiştir ki:
"ABD, 12 Eylül 1980 Askeri İhtilali’ni de zaten “Türkiye’yi emperyalizmin sömürüsüne açmak için” yaptırmıştı.
Başardılar.
Biliyorsunuz, Fas’ta halkın yüzde 99’u Müslüman ve Sünni.
Halk, hükümetin aldığı bu karara uydu.
Kurban Bayramı sabahı, halk televizyon ekranlarının başına çağırıldı, kral, halk adına sembolik bir kurban kesti, dualar edildi, böylece dini vecibe yerine getirilmiş oldu.
Bu yöntemle Fas’taki “hayvan varlığı” korunmuş oldu, aradan 8-10 ay geçti, ülkede et fiyatları makul seviyelere indi."
Biz de ekliyoruz ve diyoruz ki: 14 Mayıs 1950 de iktidara gelen zihniyet ve halen de iktidarda olan yönetimlerimiz Müstevlilerimizin dayattığı açık bütçeler yaparak ve başka da bir şey yapmayarak kırmızı etsiz kaldığımız bu duraklara Türk Milleti getirilmiştir.
Açık bütçeler yapılan her yerde olduğu gibi Türkiye'mizde de Atatürk'ün dediği bağımsızlık elden gitmiş. İsmet Paşamızın dediği gibi de Türk Milleti tam manasıyla iflasa sürüklenmiştir. Çare Tek yol Ata yolu olan DENK bütçedir.
Denk bütçeye dönmeden kırmız et sorunu da bitmez.
Atatürk'ün bizi uyardığı gibi Bağımsızlığımızı sürdüremeyiz.
İsmet İnönü'nün dediği gibi Türk milletini tam manasıyla iflastan kurtaramayız.
Kırmızı et sorunun bitmesi, açık bütçelerin bitmesi ile sıkı bağlantılıdır. Yaşamakta olduğumuz kırmızı et faciası yazısı M. Tanzer Ünal'in kaleminden aşağıdaki Kocaeli Gazetesinin linkindedir. 31 Temmuz 2026
Türkiye Dünyanın Yangın Merkezi Mi Oldu?
Aydın'da alevler birden bire yükseldi. Haberin başlığı aynen böyle Dehşet görüntüler. Ne oluyoruz. Türkiye’nin bir çok yeri alev alev yanıyor. Görüntüleri de aşağıdaki linkte.
• Ankara'da hükümet yok hükmündedir. • TBMM den güven oyu bile almamıştır. • Hükümet üyelerinden Hiç birisi siyasetçi ,değildir. • Aydın'ın Topuklu Efesi için yapılanlar transfer ve tüm işlemleri acaba Aydın’daki yangında müdahale zaafı yaratmamış mıdır? • Aydın'da Belediyelerimizin yangına müdahale potansiyelini menfi etkilememiş midir.Bu yapılanlar Bolu'da Kartalkaya dehşetine. " DEHŞET Görüntülerin" görülmesinde ve 78 canın kaybedilmesinde ne kadar etkili olmuştur. Belediye başkanına yapılan operasyonun oradaki “ DEHŞET” görüntülere az da olsa etkisi yok mudur?
Yangın olduğu zaman o yerde önce mevcut Belediyelerin İTFAİYE leri müdahale eder. Sonra diğer komşu belediyelerden yardım ister. Son acı olayların, her karış toprağını şehit kanları ile sulayarak T. Cumhuriyetini kuran halkın, yanı Türk milletinin yok edilmesi faaliyetlerinin devamı olduğu milletimizin canına tak dediği noktaya geldiğinin bile fark edilmemesidir.
Bilime ve tarihimize uygun siyaseten yapılması gerekenler: Olaylara soğuk kanlı bilime ve Anayasamıza uygun adımlarla yaklaşılarak
TBMM Derhâl toplanmalıdır
• TBMM nin Kabul oyu verebileceği bilim yüklü vatanseverlerden kurulu bir Milli T.C. Hükümeti artık oluşturulmalıdır. • Ulusal egemenliğin kaybolduğunun ilk belirtisi ulusal para değerimizin kaybolması veya düşmesidir. • DENK bütçeye dönülerek paramızın değeri beynelmilel saldırıya karşı korunmalıdır.PARAMIZI BEYNELMİLEL SALDIRLARA KARŞI DENK BÜTÇE İLE KORUMADAN
ORMANLARINIZI YANGINLARA KARŞI KORUMAK ÇOK AMA ÇOK ZORDUR. Hatta olanaksızdır. 31.07.2026
https://www.youtube.com/watch?v=7TDOifdpFos
Sayın Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun Butlan Görüşleri
Butlan ve de tedbir kararı, CHP'nin kurumsal yapısına yargı üzerinden yapılan Anayasa dışı bir müdahaledir. Butlan kumpası, birinci parti konumuna gelip iktidarı sandıkla devralacağı açık olan CHP'nin bölünmesi dahil güç kaybetmesi, iktidarın devredilmemesi amacına yöneliktir. Butlan karşısında çözümü yeni bir partide görmek gerçekte bölünmeyi meşrulaştırmak demektir. CHP’nin bölünerek, CHP içinden, CHP ilke ve değerlerine bağlı daha da güçlü yeni bir parti çıkacağı düşüncesi siyasi gerçeklikten uzaktır. Butlan oyununu oynayanlar da, butlan yoluyla CHP yönetiminde güç elde edenler de, CHP’nin bölünmesine yol açanlar da anayasal düzenin korunması yönünden tarihi bir sorumluluk altındadır.
Son söz: Butlana da, bölünmeye de hayır. 21 Temmuz 2026